Uzak mesafe ilişki aşktan da uzak mıdır?
Uzak Mesafe İlişkisi: Aşktan da Uzak mı?

Uzak mesafe ilişkisi (UMİ) için kurulan "Aşktan da mı uzak?" cümlesi, aslında bu durumun kalbindeki o büyük paradoksu çok güzel özetliyor: Fiziksel mesafe, duygusal mesafeyi artırır mı yoksa derinleştirir mi? Bu sorunun cevabı genellikle ne kadar uzağa baktığınızla değil, birbirinize nasıl baktığınızla ilgilidir. İşte bu dinamik üzerine birkaç düşünce:
1. "Gözden Irak Olan Gönülden de Irak Olur mu?"
Eskilerin bu sözü, fiziksel temasın ve günlük rutin paylaşımının eksikliğine vurgu yapar. Birinin kokusunu duymamak, elini tutamamak veya sadece aynı koltukta sessizce oturamamak, zamanla bir "yokluk" hissi yaratabilir. Eğer ilişki sadece fiziksel çekim veya alışkanlık üzerine kuruluysa, mesafe aşkı gerçekten uzaklaştırabilir.
2. Kelimelerin Gücü ve Zihinsel Yakınlık
Madalyonun diğer yüzünde ise şu var: Uzak mesafe ilişkilerinde çiftler, birbirleriyle konuşmak zorundadır. Yan yana olan çiftlerin bazen kaçındığı derin sohbetler, UMİ yaşayanlar için tek bağ kurma yoludur.
* Duygusal yakınlık: Fiziksel temas olmayınca, tüm yatırım zihinsel ve duygusal bağa yapılır.
* İdealizasyon: Sevdiğiniz kişiyi zihninizde en saf haliyle tutarsınız. Bu bazen aşkı, sıradan bir gündelik ilişkiden daha "yüksek" bir noktaya taşıyabilir.
3. Aşk mı, Yoksa Bekleyiş mi?
Bazen uzak mesafe ilişkilerinde aşık olduğumuz şey kişinin kendisi değil, kavuşma anının hayalidir. Bu durumda aşk, bir kişiye değil, bir geleceğe duyulan özlem haline gelir. Eğer "bir gün kavuşacağız" umudu ortadan kalkarsa, aşkın da hızla tükendiği görülür. Yani uzak mesafe ilişkisi, aşkın sabırla imtihan edildiği en sert laboratuvardır.
Sözün özü
Uzak mesafe ilişkisi aşktan uzak değildir; aksine, aşkın en çıplak ve savunmasız halidir. Çünkü elinizde tutacak bir beden yokken, sadece bir sese ve bir karaktere tutunmaya çalışırsınız. Eğer bu temel sağlamsa, mesafe aşkı eskitmek yerine onu daha dayanıklı kılar.

Uzak mesafe ilişkisi (UMİ) için kurulan "Aşktan da mı uzak?" cümlesi, aslında bu durumun kalbindeki o büyük paradoksu çok güzel özetliyor: Fiziksel mesafe, duygusal mesafeyi artırır mı yoksa derinleştirir mi? Bu sorunun cevabı genellikle ne kadar uzağa baktığınızla değil, birbirinize nasıl baktığınızla ilgilidir. İşte bu dinamik üzerine birkaç düşünce:
1. "Gözden Irak Olan Gönülden de Irak Olur mu?"
Eskilerin bu sözü, fiziksel temasın ve günlük rutin paylaşımının eksikliğine vurgu yapar. Birinin kokusunu duymamak, elini tutamamak veya sadece aynı koltukta sessizce oturamamak, zamanla bir "yokluk" hissi yaratabilir. Eğer ilişki sadece fiziksel çekim veya alışkanlık üzerine kuruluysa, mesafe aşkı gerçekten uzaklaştırabilir.
2. Kelimelerin Gücü ve Zihinsel Yakınlık
Madalyonun diğer yüzünde ise şu var: Uzak mesafe ilişkilerinde çiftler, birbirleriyle konuşmak zorundadır. Yan yana olan çiftlerin bazen kaçındığı derin sohbetler, UMİ yaşayanlar için tek bağ kurma yoludur.
* Duygusal yakınlık: Fiziksel temas olmayınca, tüm yatırım zihinsel ve duygusal bağa yapılır.
* İdealizasyon: Sevdiğiniz kişiyi zihninizde en saf haliyle tutarsınız. Bu bazen aşkı, sıradan bir gündelik ilişkiden daha "yüksek" bir noktaya taşıyabilir.
3. Aşk mı, Yoksa Bekleyiş mi?
Bazen uzak mesafe ilişkilerinde aşık olduğumuz şey kişinin kendisi değil, kavuşma anının hayalidir. Bu durumda aşk, bir kişiye değil, bir geleceğe duyulan özlem haline gelir. Eğer "bir gün kavuşacağız" umudu ortadan kalkarsa, aşkın da hızla tükendiği görülür. Yani uzak mesafe ilişkisi, aşkın sabırla imtihan edildiği en sert laboratuvardır.
Sözün özü
Uzak mesafe ilişkisi aşktan uzak değildir; aksine, aşkın en çıplak ve savunmasız halidir. Çünkü elinizde tutacak bir beden yokken, sadece bir sese ve bir karaktere tutunmaya çalışırsınız. Eğer bu temel sağlamsa, mesafe aşkı eskitmek yerine onu daha dayanıklı kılar.
Kullanıcı İmzası










1Beğeniler






Ağaç şeklinde