ForumRadyo.Com

ForumRadyo.Com (https://www.forumradyo.com/)
-   Düşünen Beyinler (https://www.forumradyo.com/dusunen-beyinler/)
-   -   FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ (https://www.forumradyo.com/dusunen-beyinler/2933-forumradyo-com-sanat-atolyesi.html)

uykusuzadam 26 Ocak 2026 05:45

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Eleştiri Eleştirisi


Herkese merhaba,

Aşağıda paylaşacağım düşüncelerim, çok büyük ağırlıkla serbest şiirle ilgili olup, kalıpları hariç hece şiirini de kapsamaktadır.

Önce kafamı kurcalayan birkaç soru ile başlamak istiyorum:

Sınırı ne olmalı, nerede başlamalı, nerede bitmeli şiir?

Şiirdeki, duygu, düşünce, özgürlük, umut ve benzeri temaları; kime göre ele alınmalı?

Ya da şöyle sorayım:
Okuyucuya mı, okumayayacıya mı, yoksa yazana göre mi anlatılmalı hayatlar, özlemler, aşklar, fikirler ve hevesler?

Hece mi tercih etmeli yoksa serbest mi?
Serbest şiir dahi olsa kafiye olmalı mı, olacaksa ne kadar olmalı?

Şiir; kime-neye göre, ne şekilde yazılmalı?

Serbest şiir şöyle-böyle olmalının standardını kim belirliyor?

Düşünmek, hayal etmek, ümit etmek özgürlükse, düşünmenin, hayalin, ümidin en saf hali olan şiiri; kalıplara sokmanın neresi özgürlük?

Bu soruların cevapları; şiire bakışımın, sınırlarla çevrelemeyip, kalıplara dökmememin çıkış noktalarıdır aynı zamanda.

...

Bir sanat eserini, özellikle şiiri; eleştirel gözle okumak ya da eleştirmek bağlamında kulağıma küpe yaptığım bir kaç yaklaşımı sizlerle paylaşmak isterim.

Baştan belirtmek isterim ki; eleştiriyi, bilgi birikimiyle, hakkıyla ve uslubunca yapanlar var ve onlar konumuz dışındadır.

Birçoğumuzun malumu hatta kimimizin de mağduru olduğu, etrafa saçılmış ve sırf yazmış olmak için kaleme alınmış o kadar çok anlamsız, amaçsız ve birçoğu da haksız olan eleştiri var ki saymakla bitmez maalesef...

Çoğunun amacı üzüm yemek değil, bağcıyı taşlamak olduğu fazlasıyla ortada...

Belki de bir çok kişi için amaç; sanata veya şiire katkı sağlamaktan çok, kendini üstün göstermek de olabilir. Ne fesatça yaklaşım!

Oysa tek amaç esere ve üretene katkı sağlamak olmalıdır.

Diğer taraftan ve bana kalırsa; şiirde, kimse otorite değildir!

Sadece değerlendirme anlamında analiz yapılabilir ve fikir beyan edilebilir.

Kimse şiiri ve şairini kötülememeli, hor görmemeli, aşağılamamalıdır...
(İstisnalar kaideyi bozmaz. İstisnaları da toplumun değer yargıları belirlemektedir.)

Çünkü, şiirin; ne sınırı vardır, ne kalıbı (hece şiirleri hariç ama onda da duygu anlatımı sınırlanamaz.)...

Yani şair de şiir de sınırlanamaz, sınırlarla sıkıştırılamaz, kalıplara sokulamaz bir değerdir benim için...

Asırlardır var olan ve bugüne milyarlarca eseri ulaşmış bir sanat dalının belli başlı kriterleri olması dışında çok da disiplin içine alınmaması gerektiğini düşünüyorum.

Şöyle ki; bana göre şiir su gibidir ve su gibi olmalıdır. Tıpkı suyun girdiği kabın şeklini alması gibi girdiği gönlün şeklini alması yeterlidir. Yani, okuyanda his uyandırması, anlık dahi olsa okuyanın hayatına dokunması, ona bir şeyler katması yeterlidir.

Yani, nasıl ve ne şekilde yazıldığı değil de ne dediği, ne hissettirdiği daha ön plandadır. Nasıl dediği kısmında estetik ve edebi doyum yaratıyorsa ne âlâdır. Ama bana göre şart da değildir edebilik o kadar. Baktığımızda bütün isim yapmış şairlerin imgesiz ve bir o kadar da duru anlatımlı, neredeyse günlük ağızda kullanılan kelimelerle yazılmış şiiri vardır. Ve doyumsuz bir tat bırakır her seferinde okundukça...

Şunu da göz önünde bulundurmak gerekir ki; bana göre yanlış olan, diğerine doğru gelebilir. Çünkü engin bir alandır sanat, özellikle şiir... Herkesin her şeyi bilmesi imkansız olduğu gibi algıya, yetişmeye, hayata ve buna bağlı olarak sanata bakış açısına göre değişir...

Bir de şöyle bir durum var; bugün veya geçmişte yanlış olan gelecekte doğru olabilir. Yani şu anda beğenilmeyen bir şiir, ileride çok bilindik bir eser olarak değerlendirilebilir.

Tıpkı İkinci Yeni'nin ilk çıktığı zamanlarda kabul görmemesi, aşırı dışlanması, hor görülmesi ama sonrasında da tam tersine yeri doldurulamaz olması ve tadına doyulamaması gibi...

...

İsmet Özel demiş ki: "Şiirden (ve belki de bütün sanatlardan) söz ederken; konulan, konulmaya çalışılan kurallar her somut durumda sarsılabilir. Her şairin belirgin bir dünyası, her şiirin oturmuş belirgin bir maddesi vardır. Eğer şiir üzerine konuşulacaksa genel sözlerin, her özel durumda yeniden gözden geçirilmesi, en azından o özel durum uğruna daha da derinleştirilmesi kaydıyla konuşulabilir."

Şahsen, bir şiiri okuduğumda ilk önce iki şeyi ararım; biri şairin, diğeri şiirin ruhu...

Estetik ve edebi tarafı ile göze, kulağa ve akla hitap edip etmemesi en sondadır benim için. Çünkü birincisi kimse kusursuz değildir. Her şairin hatalı şiiri, şiirleri vardır. İkincisi estetik anlayışı kişiden kişiye değişir.

Daha doğrusu bu konular görecelidir, yazan ile okuyanın; siyasal ve dini yaklaşımları ile hayata bakışından ruh haline, kişiliğinden o ana kadar ki yaşam örüntüsüne göre değişir. Ki hepimizin hayata bakışında; dünyaya geldiğimiz yerden tutun da o coğrafyanın, o bölgenin, o mahallesinin, o sokağındaki kültürden, ağırlıklı siyasi ve dini yaklaşımlarına, toplumun refah ve eğitim seviyesinden aile içi ilişkilere kadar belirleyici onlarca etken vardır. Bizi önce bunlar, sonra yaşadıklarımız biz yapar. Tabi bilim, sanat ve çağın ruhundan ne kadar nasiplendiğimizin de önemi vardır.

Bir de farkında olmadığımız, ister istemez etkilendiğimiz örnek model olabilecek kişilere denk gelmişlik de etkilidir bence yaklaşımlarımızı şekillendirme konusunda... Bu karşılaşılan kişinin kendisi olmasına da gerek yoktur. Bir sözü, bir anısı, kitabı, eseri... Etki yaratan her durum olabilir. Ama şunu da göz önünde bulundururum hep; bu örnek model diyebileceğim kişi eserinde ortaya koyduğu kişi midir? Yoksa laf olsun diye mi yazmıştır. Yani ne kadar samimidir? Bu da kendimce önemsediğim bir noktadır.

Bu nedenle de okunmakta olan eseri / şiiri yazan kişiyi tanıyamadığımız için her sözünün altında yatanın ne olduğunu anlayamayabiliriz.

Bir şiir okuduğumda beni rahatsız eden bir şey varsa, yukarıda yazdığım şiirin ve şairin ruhu ile ilgili kişisel yaklaşımımı ve İsmet Özel'in yine yukarıya aldığım sözünü hatırlar, bu düşünce ile (her zaman değilse bile) tekrar okurum. Şiirin bir ruhu varsa o zaman kulağa, göze, mantığa ve kendi edebiyat bilgime(!) uygun bulmadığım noktaları irdelerim kendimce. Ama kestirip atmam. Çünkü, belki ben anlayamadım ya da benim edebi bilgim yetersiz der, yazanın yaklaşımına saygı duyar ve sesimi çıkartmadan sonraki şiire geçerim. (Tabi şiir benim vatan, insan, kadın, çocuk, maneviyat, Mustafa Kemal Atatürk gibi değer verdiğim olgulara çamur atmıyorsa.)

Ya da ilgili şiir hakkındaki kendi düşüncemi (eleştirmek için değil de denk geldiğim ve bana göre hata olan konuya dikkat çekmek amaçlı) imkan doğrultusunda önce özelden veya şartlara göre kullanılan platformun mesaj sistemi üzerinden ya da eserin altında usulünce kırmadan, dökmeden, yazanı ve eseri aşağılamadan yapmaya özen gösteririm. Mesela; hatayı klavyedenmiş izlenimi vererek ifade ederim. Çünkü bilirim ki ben veya bir başkası otorite değildir şiirde...

Sonuçta, hiçbir şair(!); birileri için ya da birileri beğensin, takdir etsin veya birilerinin zevkine uysun, hayat görüşüne hitap etsin diye şiir yazmaz. Kendince, kendi ruh hali, hayat görüşü, hayata bakışı, hayalleri, yoksunlukları, umutları vs. doğrultusunda dili dönüp, eli işlediğince duygularını ortaya döker... Yoksa başkalarının zevkine göre yazmaya kalksa; hangi okuyucunun hangi zevkine göre yazmak gerekir gibi bir durum da söz konusudur. Sonuçta hepimizin şiir algısı, şiirde aradığı beklentisi farklıdır. Çık çıkabilirsen işin içinden...

Çünkü, şiir; hayatın ve özellikle şairinin hayatının gölgesidir, yansımasıdır. Ta kendisidir hayatın ve şairinin...

Tıpkı, Edip Cansever'in Dostlar şiirinde:
"Biz hayatı şiirden
Şiiri hayattan özümlemedik mi"
Dediği gibi yani...

Dolayısıyla, nasıl ki; akıl kendisine empoze edilen fikirlerle kalıplara sıkıştırılsa da duygular sıkıştırılamaz ve şair, o şiiri sizin/bizim için yazmadığına göre; o şiiri, o şekilde kabul etmek durumundayızdır. Tabi bu noktada kelime ve noktalama kusurları konu dışındadır.

Buradan yola çıkarak diyebilirim ki şiir, şairin; kendi içinde başlar, kendi ufkunda biter. Okuyanın ise; şiirin ilk dizesinde başlar, (okuyanın) kendi içinde biter.

...

"Bir şiir, yalnız o şiire giren sözcükler değil, bir de girmeyen sözcüklerden meydana gelir." Demiş Salah Birsel...

Yani; yazılan şiir, aslında sizin okuduğunuz şiir değildir her zaman. Şairinin şiiridir ve biz duymasak da o şiire akıtmadığı / akıtamadığı nice sözleri vardır illa ki şairin... Ya da şiire düşenlerin bizim anlayamayacğımız anlamları...

Çünkü şiir; yazarken de okurken de kişiseldir. Yazan kişi ne yazdıysa kendi kişiliğiyle yazmış, okuyan kişi nasıl okudu ve algıladıysa kendi kişiliğiyle okumuş ve algılamıştır.

...

Diğer bir konu ise; şiir yazmak kadar onu okuyabilmenin de önemli olduğudur. Yoksa bazen her şiiri anlamak mümkün olmayabilir. Ya da şiirin yazılış amacı ile şiirsellik arasında bağ kurmak zor olabilir. Yani şairin, şiiri yazarken ki içinden okumayı biz yapamazsak, farklı okuyuşlarla, şairin anlatmak istediğini anlayamayabilir, mantık ve örüntü hatası olduğu hissine kapılabilir, şairin aldığı hazzı alamayabiliriz diye düşünüyorum.

...

Ayrıca benim, sizin, onun şiir adına bildiğimiz bilginin doğruluk derecesi nedir? Ya da neyi, ne kadar doğru biliyoruz ki ahkam kesmeye kalkıyoruz. Yahut kim tam olarak bilmektedir şiiri? Hele ki serbest şiirde (konu işlenişi bir kenara yok büyük harf, küçük harf, yok noktalama vs) kısıtlama ne kadar anlamlıdır? Daha doğrusu o şiir ne kadar serbest olabilir o zaman?

...

Diğer taraftan, eleştiri ile yorum veya öneri farklı olgulardır.

Bu bakış açısıyla; şiirin kazanması, yazanının gelişimi açısından eleştiri değil de öneri yapılması gerekir diye düşünüyorum. Özellikle bu tür platformlardaki biz amatörler için...

Ya da eleştiri yapıldığında ona bir de çözüm getirilmesi gerekir.

Salt eleştirip dönüp gitmenin, eleştirene ego tatmininden başka bir faydası yoktur. Ki bu da sağlıklı bir durum değildir. Ne şiire, ne şaire ne de eleştirene katkı sağlar...

Ayrıca eleştiri alan şiirin şairi, eleştiren şaire: "Buyurun o zaman, aynı kelimeler, aynı duygular, aynı anlatım dili, mantığı ve şiirde ele alınan konular üzerine siz de bir şiir yazın da görelim bakalım!" Deme hakkı doğar.

Bunu yapamayacaksınız hiç eleştiri yapılmamalısınız derim. Usulünce ve yorum tadında fikir ifade edilip çekilmeli bence...

Bir de şöyle bir durum söz konusu olabilir: örneğin ben bir şiirin bir yerini eleştirdim, bir başkası başka bir yerini, diğeri diğer bir yerini.
Bu durumda şiir kontrolden çıkacaktır diye düşünüyorum.

Başka bir nokta da; eleştiren kişi aynı zamanda şiir yazan birisiyse durum biraz daha farklı oluyor. Çünkü, eleştiren kişinin doğru ve kusursuz şiirler yazdığına kim karar verecektir? Eleştiren kişinin şiirlerinin doğru ve kusursuz olduğunu kim tescil edebilir? Eleştiren kişi doğuru düzgün şiirler üretmiyor ama kendini iyi şiir yazan biri olarak görüyorsa (ki çok var bu tip şiir yazan kişi) konunun içinden nasıl çıkılabilir?

Öyle ya! Bir şiiri eleştiriyorsanız, sizin, şiir; bilgi, birikim ve kapasitenizin daha yüksek ve şiirlerinizin o eserden daha iyi, aynı zamanda da yazanından daha doğru şiirler yazıyor olmanız lazım.

Bu nokta da şunu ifade etmeliyim ki; eminim sizlerin de zamanında yazılmış ve benim gibi yüzüne bakmak istemediğiniz onlarca şiiri vardır. Hatta, hâlâ daha vardır benim şiir dediğim, okuyanın böyle şiir mi olur dediği çalışmalarım... Eminim ki birçok ama gerçekten de birçok kişi bu durumdadır.

Çünkü, şiir yazdıkça gelişir, öğrenilir, çoğalır... Yazdıkça şiiri daha çok tanır, yazdıkça daha da gelişir şair ve böylece kabul görür eserler üretebilir. Bu nedenle genç şair adaylarına yapılacak şeyin eleştiri değil öneri tadında olması gerekir. Ki daha yolun başında küsüp, pes etmesin...

...

Lütfen bu yazdıklarım eleştiriye açık olmadığım şeklinde algılanmasın. Beni rahatsız eden; eleştirinin haklı ve hakkıyla yapılmamış olması ve eleştirinin üslubudur.

Sonuçta, şiir veya sanatın ucu bucağı yok.

Sonuçta, gerek hayat, gerekse sanat algısı ve bakış açısı hepimiz için farklı.

Sonuçta, şiir; içimizde hapis olan ruh, duygu, özlem ve arzuların yine içimizde birikmiş sözcüklerle özgürlüğe kavuşmasıdır.

Bu noktada Cemal Süreya'nın şu sözünü yazmanın tam zamanı:
"Şiir, anayasaya aykırıdır; doğanın ahlakı kovduğu yerdedir; yasadışıdır."

Bu yüzden bırakalım ve fazla zorlamayalım da su gibi aksın şiir.

Madem hepimiz bir dizaynın ürünüyüz bari bırakalım da şiiri yazan veya okuyan ruh da özgür olsun.

(Bu kadar yazdım, şiirde veya yazıda tahammül edemediğim konuyu da yazmadan yapamayacağım. Benim şiir veya düz yazı konusunda en çok üzüldüğüm konuların başında yazım hataları gelmektedir. Dikkat edin lütfen imla kuralları yazmadım. Yazım hataları... Şöyle ki; hepimiz imla kurallarını, noktalama işaretlerinin doğru yerde kullanımı konularında eksiklere sahip olabiliriz. Hatta dalgınlıkla kelime içindeki harflerin yerini yanlış da yazabiliriz. Tel tük olur böyle hatalar.

Mesela en çok dikkatimi çeken noktalar; ayrı yazılması gereken bağlaçların veya soru eklerinin ayrı yazılmaması, noktalama işaretlerinin kelime bitimine değil boşluk bırakıp konuşması ve o işaretin peşinden sonraki kelime yazılması gibi gibi... Ama olabilir, klavyeden olur, dalgınlıktan olur, bilmemekten olur. Kaldı ki bu ayrı yazılması gereken bağlaçlar konusu çok kafa karıştırıcıdır.

Kabul edilmemesi gerekir ama kabul.

Benim esas üzüldüğüm şey çok çok ama çok çok basit bir şey. O da noktalı ve noktasız harflerin yazımında özen gösterilmelmesidir. Yani "ğ" yerine " g ", " ı " yerine " i ", " ç " yerine "c " gibi gibi dikkatsizce yazılmasıdır ya da tersi...

Bu; hem dile, hem de esere saygısızlıktır bana göre. Hadi olsun da bir iki tane olsun ama çoğunluk o şekilde olunca üzülüyorum inanın. Tembellik mi, özensizlik mi, dilimizi temsil eden harflere itina gösterilmemiş olması dolayısıyla dilimize saygısızlık mı? Ne desem bilmiyorum.)

Ve son olarak (aslında bu yazıyı ele aldığımda ortalarda yoktu) yapay zeka konusuna değinmek isterim. İnanın yapay zekanın yazdığı şiirler de yorumlar da çok belli oluyor.
Adı üstünde işte, yapay zeka...
İnanın çok duygusuz, çok yapay şiirler /yorumlar çıkıyor ortaya...
Eserin şiirine saygımız yoksa şiire saygımız olmalı.

Aklımda daha farklı yaklaşımlar da var ancak yeterince yordum sizleri. Burada keseyim...

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder saygılarımı sunarım.

...

chackerkeyff 26 Ocak 2026 18:47

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
http://i.hizliresim.com/WEgovY.png

uykusuzadam 27 Ocak 2026 00:27

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

chackerkeyff kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 47977)

Hahaaa çok güldüm...
Çok iyi yav :sas :sas :sas
Çok zekice çookkk...
:alkis

uykusuzadam 27 Ocak 2026 00:29

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 

KahKaha 27 Ocak 2026 01:05

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

chackerkeyff kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 47977)

Alıntı :

uykusuzadam kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 48349)
Hahaaa çok güldüm...
Çok iyi yav :sas :sas :sas
Çok zekice çookkk...
:alkis

Eeee büyük balık, küçük balığı yer’e noldu? :dusun

chackerkeyff 27 Ocak 2026 18:11

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
http://i.hizliresim.com/7MOgON.gif

üçrenk 27 Ocak 2026 18:54

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

chackerkeyff kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 48874)

Müthiş..
erdille yarışır bunlar bence..

Tebrikler.

uykusuzadam 28 Ocak 2026 13:07

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Heyy ahalii
Çok sevdiğim değerli kardeşim Cem Birgi (nam-ı diğer nou) roman yazmış...
Sipariş verdim, merakla bekliyorum. Okuyunca değerlememi yazarım.

Okuyanı bol olsun dilerim.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kot-farki/739622.html



Satış sayfasında şöyle yazılmış.


Kot Farkı’nda yaşantıları, alışkanlıkları, bağımlılıkları farklı olup, düşüşleri aynı olan dört karakterin hikâyesini okuyacaksınız. Onların düşüncelerini, beklentilerini ve tavırlarını öğreneceksiniz. Eminiz ki bu dört karakterin birinde kendinizi göreceksiniz.

Roman yaşanmış ve yaşanacak olaylar ışığında yazılmıştır. Önünden geçerken huzurla dolduğumuz ağaçlarla dolu, yemyeşil bahçeli akıl hastanelerinin, hastaların gözünden nasıl bir yer olduğunu göreceksiniz.
Kimi insanlar diğerlerinden uzaklaştığında ya da kendilerine bir tecrit ortamı yarattıklarında hayatın anlamını gözden kaçırabilirler. Bu romanda da bazı karakterler diğerlerinden soyutlanmışlardır. Zabarnava’nın uzun ve dar koridorlarında turlamaktan başka seçenekleri kalmamıştır.
Açılış cümlesinde olduğu üzere:
Her insan bir şeyler kaybetmiştir. Fakat bazıları hiç kazanamamıştır.

Nou 28 Ocak 2026 13:59

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

uykusuzadam kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 49444)
Heyy ahalii
Çok sevdiğim değerli kardeşim Cem Birgi (nam-ı diğer nou) roman yazmış...
Sipariş verdim, merakla bekliyorum. Okuyunca değerlememi yazarım.

Okuyanı bol olsun dilerim.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kot-farki/739622.html



Satış sayfasında şöyle yazılmış.


Kot Farkı’nda yaşantıları, alışkanlıkları, bağımlılıkları farklı olup, düşüşleri aynı olan dört karakterin hikâyesini okuyacaksınız. Onların düşüncelerini, beklentilerini ve tavırlarını öğreneceksiniz. Eminiz ki bu dört karakterin birinde kendinizi göreceksiniz.

Roman yaşanmış ve yaşanacak olaylar ışığında yazılmıştır. Önünden geçerken huzurla dolduğumuz ağaçlarla dolu, yemyeşil bahçeli akıl hastanelerinin, hastaların gözünden nasıl bir yer olduğunu göreceksiniz.
Kimi insanlar diğerlerinden uzaklaştığında ya da kendilerine bir tecrit ortamı yarattıklarında hayatın anlamını gözden kaçırabilirler. Bu romanda da bazı karakterler diğerlerinden soyutlanmışlardır. Zabarnava’nın uzun ve dar koridorlarında turlamaktan başka seçenekleri kalmamıştır.
Açılış cümlesinde olduğu üzere:
Her insan bir şeyler kaybetmiştir. Fakat bazıları hiç kazanamamıştır.

Eminim beğeneceksin değerli ağabeyim. Babamın hastalık döneminde yazdım bu romanı. Onu yatırıyordum geceleri ve yazıyordum. Bu benim için bir uğraş oldu. Üzüntümü böyle nötralize ediyordum. Roman babam ölmeden 3 gün önce elime ulaştı. Babama gösterdim ama o sıralarda bilinci tamamen gitmişti belki de araftaydı.

Değerlendirmeni merakla bekliyor olacağım.

uykusuzadam 28 Ocak 2026 15:44

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

Nou kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 49474)
Eminim beğeneceksin değerli ağabeyim. Babamın hastalık döneminde yazdım bu romanı. Onu yatırıyordum geceleri ve yazıyordum. Bu benim için bir uğraş oldu. Üzüntümü böyle nötralize ediyordum. Roman babam ölmeden 3 gün önce elime ulaştı. Babama gösterdim ama o sıralarda bilinci tamamen gitmişti belki de araftaydı.

Değerlendirmeni merakla bekliyor olacağım.

Senin için çok zamanlar tahmin edebiliyorum...
Tekrar rahmet diliyorum babana kardeşim.
Umarım burası sana iyi gelir...
Tekrar hoş geldin...

chackerkeyff 31 Ocak 2026 01:19

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Bu sefer iki dene geldi :)

http://i.hizliresim.com/pPXaYa.jpg

http://i.hizliresim.com/2ZnRQA.jpg

chackerkeyff 31 Ocak 2026 13:11

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
http://i.hizliresim.com/PMnAYO.jpg

ihaveanidea 31 Ocak 2026 13:24

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Aaa hiçbir forumda böyle bir konu görmemiştim, şimdi hepsini okumam gerekecek......

uykusuzadam 31 Ocak 2026 14:14

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

ihaveanidea kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51778)
Aaa hiçbir forumda böyle bir konu görmemiştim, şimdi hepsini okumam gerekecek......

Teşekkürler.
Umarım keyifli zaman geçirirsiniz
Ve aldığım duyumlara göre siz de yazıyormuşsunuz.
Size de Sanatkâr rankı verip FR-KÜLTÜR-SANAT bölümümüzde kategori açalım diyorum.
Ne dersiniz?

uykusuzadam 31 Ocak 2026 14:16

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

chackerkeyff kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51572)



Hahaaa
Çok iyi...
Özellikle çizimlere bittim..
Teşekkürler:cicek

uykusuzadam 31 Ocak 2026 14:17

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

chackerkeyff kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51774)


:D:D

Büyük annenin dibi düşmüş resmen :sas

Eline aklına sağlık kardeşim.

:cicek

ihaveanidea 31 Ocak 2026 14:31

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

uykusuzadam kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51788)
Teşekkürler.
Umarım keyifli zaman geçirirsiniz
Ve aldığım duyumlara göre siz de yazıyormuşsunuz.
Size de Sanatkâr rankı verip FR-KÜLTÜR-SANAT bölümümüzde kategori açalım diyorum.
Ne dersiniz?



Hani derler ya harman dövmek keçinin işi değil diye bu konuda benden daha iyi kişiler elbette vardır. Teşekkür ederim yine de teklifiniz için.

uykusuzadam 31 Ocak 2026 14:35

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

ihaveanidea kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51805)
Hani derler ya harman dövmek keçinin işi değil diye bu konuda benden daha iyi kişiler elbette vardır. Teşekkür ederim yine de teklifiniz için.

Estağfurullah, hepimiz acemiyiz burada.
Siz benim paylaştığım öylesine yazılmış meme'li, Krem şantili şiirleri görün önce:D
Maksat etkileşim sağlamak, böyle böyle kendimizi geliştirmek...
Ve tabi eğlenmek...

Teklifim her zaman için geçerli.
İstediğiniz zaman...

:cicek

chackerkeyff 31 Ocak 2026 16:15

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

uykusuzadam kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51790)
:D:D

Büyük annenin dibi düşmüş resmen :sas

Eline aklına sağlık kardeşim.

:cicek

Olan kurta olacak :sas

uykusuzadam 31 Ocak 2026 16:18

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

chackerkeyff kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 51868)
Olan kurta olacak :sas

Beter olsun:sas

uykusuzadam 02 Şubat 2026 00:50

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 

UY HAVAR


https://youtu.be/NGbQc44gjJs?si=saTj6l9g8FVcvqXg




Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...


AHMET ARİF




uykusuzadam 03 Şubat 2026 00:17

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
TEK BAŞINA

https://youtu.be/KN5g4Glth1g?si=IE9UFDJoHBUxYyYN


Ölürken çocuklarımı unuttum
Küçük deniz kirpileriyle sabah
Denedim bütün sabahları.

Sana sürgünümün şarabını bıraktım al
Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin
Bir de kaygumun soluk ellerini.

Denedim bütün ölümleri
Ama görmedim büyülü ağaç
Ezilmiş sevdaların giysileri.

Sana ayrılığın yayını bıraktım al
Bir de adını bilmediğim gökyüzünü
Lamalar gibi koşar bozkırda.

Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar
Güneşi gibi doldurmuş odayı, basit,
Anlamsız ve tek başına.

Ayaklarım hayvan, üstüm başım bitki
Denedim bütün vakitleri al
Başka türlü geçmeyen bir vakitti.


Melih Cevdet ANDAY


&&&&&&&&&

(Şarkının sözleri)

Soap Kills - Galbi


Ey kalbimi yaralayan (kadın)
Bu yara canımı yakıyor
Kalbim, kaybettikten sonra, daha neye ihtiyacım var
Ey kalbimi yaralayan

Ey beni terk etmeye niyetlenen,
hayatım/kalbim sende kalsın(dertler benim, çile benim, ömrüm senin olsun)
Gecenin ardından gün ağarır,
karanlık ne kadar uzun sürsede
Ey ihanet ederek kalbimi yaralayan, paramparça eden
Ömrümün baharında, senin ayrılığın beni ölümün kollarına terk etti
Ey kalbimi yaralayan

İkimizin arasında bir anlaşma var,
içten ve masum gözyaşlarıyla yazılmış olan
Gözüm
Günler vecdi bulmuştu
ağrılar dinmişti
zor denilen bütün diyarlardaydım
o anlaşmadan sonra
Gözüm
Verdiğin sözler nerede küçük kız?
Kalbin bana merhamet etmiyor
Ey kalbimi yaralayan




....

uykusuzadam 03 Şubat 2026 14:36

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 

Absent 03 Şubat 2026 18:20

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

uykusuzadam kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 54284)

Karakalem çalışmaları ayrı güzel, şiirleri ayrı.. Ahh be dedeeem.. Yaşlı olmasan çok naneler yiyecekmişsin de iyi ki yaşlanmışsın he.

uykusuzadam 03 Şubat 2026 18:34

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

Absent kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 54427)
Karakalem çalışmaları ayrı güzel, şiirleri ayrı.. Ahh be dedeeem.. Yaşlı olmasan çok naneler yiyecekmişsin de iyi ki yaşlanmışsın he.

Nereden biliyorsun belki hâlâ her türlü naneyi yiyorumdur. Belki gençlik iksirim nanedir. Nereden biliyorsun ha neredenn biiliiiyooorsuuun:)

Bak tıp bile sayıyor faydalarını:

İrritabl bağırsak sendromunu iyileştirebilir.
Hazımsızlığı gidermeye yardımcı olabilir.
Beyin fonksiyonlarını iyileştirebilir.
IBS semptomlarını hafifletebilir
Kafein alımını azaltmaya yardımcı olur
Kilo vermeye yardımcı olabilir
Bağışıklık sistemini güçlendirebilir
Alerjik reaksiyonların semptomlarını azaltmaya yardımcı olur
Kötü nefes kokusuna iyi bir çözümdür
Doğal bir ağrı kesicidir
Zihinsel uyanıklığı ve konsantrasyonu artırır


:sas

Absent 03 Şubat 2026 19:09

Yanıt: FORUMRADYO.COM SANAT ATÖLYESİ
 
Alıntı :

uykusuzadam kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı (Mesaj 54441)
Nereden biliyorsun belki hâlâ her türlü naneyi yiyorumdur. Belki gençlik iksirim nanedir. Nereden biliyorsun ha neredenn biiliiiyooorsuuun:)

Bak tıp bile sayıyor faydalarını:

İrritabl bağırsak sendromunu iyileştirebilir.
Hazımsızlığı gidermeye yardımcı olabilir.
Beyin fonksiyonlarını iyileştirebilir.
IBS semptomlarını hafifletebilir
Kafein alımını azaltmaya yardımcı olur
Kilo vermeye yardımcı olabilir
Bağışıklık sistemini güçlendirebilir
Alerjik reaksiyonların semptomlarını azaltmaya yardımcı olur
Kötü nefes kokusuna iyi bir çözümdür
Doğal bir ağrı kesicidir
Zihinsel uyanıklığı ve konsantrasyonu artırır


:sas

Heyt bee kıçı kırk nanenin yaptıklarına bak sen :sokolmus


Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 08:26.

Powered by vBulletin®   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.