Kaybolan Arkadaş ve Anılar
Biz çocukken, yağmur sonrası çamurlu yollar bizim arenamızdı. Küçük taşlarla kurduğumuz kuleler, düşerken çıkan gürültüyle birlikte kahkahalara karışırdı. O kaybolduğunda, sanki mahalle de bir şeyini kaybetmişti. Ben orada, onun gülüşünü, aceleyle taşın altına sakladığı küçük hazinelerini ve bizim sırlarımızı düşündükçe hem gülümsüyor hem de derin bir boşluk hissediyordum.
Yıllar sonra onun izini sürmek istedim. Sosyal medyada, eski okul defterlerinde, hatta mahallede eski tanıdıklarda… Ama hiçbir şey yoktu. Sanki zamanı ve mekânı kendi elleriyle silmişti. Ve ben fark ettim ki, onu ararken aslında kendi çocukluğumu, o masumluğu arıyordum. Kaybolan sadece arkadaş değil, beraberce yaşadığımız anların o eşsiz sıcaklığıydı.
O boşluğu hissederken, artık anladım: bazı kayıplar geri gelmez. Ama hatıralar, her köşede, her çatlaktan, her taşın arasından sessizce fısıldar. Ve ben hâlâ bazen, o çamurlu yolların ortasında durup, sadece sessizce dinliyorum.








10Beğeniler




Hybrid şeklinde göster
