Kubernetes Nedir?
Kubernetes (kısaca K8s), container tabanlı uygulamaları büyük ölçekte çalıştırmak, yönetmek ve ölçeklemek için kullanılan açık kaynaklı bir
container orkestrasyon platformudur. Docker gibi teknolojiler, uygulamaları container içinde paketleyip çalıştırmayı kolaylaştırır; ancak iş “çok sayıda container’ı üretimde güvenli şekilde yönetmeye” geldiğinde süreç hızla karmaşıklaşır. Bir uygulamanın birden fazla kopyası (replica) çalışıyorsa, bu kopyaların hangi sunucuda duracağı, biri düşerse yeniden ayağa kalkması, trafik dağıtımı, güncelleme sırasında kesinti olmaması, kaynakların verimli kullanılması gibi problemler ortaya çıkar. Kubernetes, bu problemleri otomatikleştirmek ve standartlaştırmak için tasarlanmıştır.
Kubernetes Ne İşe Yarar?
Kubernetes’in temel amacı, container’ların üretim ortamında “düzenli, dayanıklı ve ölçeklenebilir” biçimde çalışmasını sağlamaktır. Kubernetes ile:
- Otomatik Dağıtım (Deployment): Uygulamanın yeni sürümünü kontrollü şekilde yayınlayabilirsiniz.
- Otomatik Ölçekleme (Scaling): Trafik artınca yeni container kopyaları açılır, azalınca kapatılır.
- Self-Healing: Bir container çökerse otomatik yeniden başlatılır; bir node giderse workload başka node’a taşınır.
- Servis Keşfi ve Yük Dengeleme: Uygulama bileşenleri birbirini bulur; gelen trafik uygun pod’lara dağıtılır.
- Konfigürasyon ve Gizli Bilgi Yönetimi: Ayarlar ve secret’lar güvenli şekilde yönetilir.
- Kaynak Yönetimi: CPU/RAM limitleriyle cluster kaynakları dengeli kullanılır.
Kısacası Kubernetes, “çok sayıda container’ı elle yönetme” yükünü azaltır ve operasyonel kaliteyi artırır.
Kubernetes’in Temel Kavramları
Kubernetes dünyasında bazı temel kavramlar vardır:
- Cluster: Kubernetes’in çalıştığı sunucu grubudur. Birden fazla node’dan oluşur.
- Node: Cluster içindeki her bir makine (fiziksel veya sanal) node olarak adlandırılır.
- Pod: Kubernetes’in en küçük dağıtım birimidir. Genellikle bir veya birkaç container’ı birlikte çalıştırır.
- Deployment: Pod’ların hangi sayıda çalışacağını ve güncellemelerin nasıl yapılacağını tanımlar.
- Service: Pod’lara erişim için sabit bir adres sağlar ve yük dengeleme yapar.
- Ingress: Dış dünyadan gelen HTTP/HTTPS trafiğinin cluster içindeki servislerine nasıl yönleneceğini yönetir.
Bu kavramlar, Kubernetes’in “uygulamayı bir sistem olarak yönetme” yaklaşımını oluşturur.
Neden Kubernetes’e İhtiyaç Duyulur?
Küçük projelerde tek bir sunucuda Docker Compose ile bile işler yürüyebilir. Ancak sistem büyüdükçe şu problemler kaçınılmaz hale gelir:
- Bir sunucu çökünce servislerin otomatik başka sunucuya taşınması
- Trafik artınca uygulamanın otomatik yatay ölçeklenmesi
- Güncelleme yapılırken kesinti olmaması (rolling update)
- Farklı servislerin ağ, güvenlik ve erişim kurallarının yönetilmesi
- Kaynakların (CPU/RAM) verimli dağıtılması
Kubernetes, bu problemleri standart yöntemlerle çözer. Bu yüzden mikroservis mimarilerinde, bulut altyapılarında ve yüksek trafikli projelerde çok yaygın kullanılır.
Kubernetes ile Güncelleme ve Yayın Süreci
Kubernetes’in güçlü taraflarından biri, uygulamayı kesintisiz güncelleyebilmesidir. Örneğin “rolling update” yaklaşımıyla:
- Eski pod’lar tek tek kapatılırken
- Yeni sürüm pod’lar adım adım açılır
- Trafik sağlıklı olan pod’lara yönlendirilir
Bu sayede kullanıcılar çoğu zaman kesinti yaşamadan yeni sürüme geçilir. Ayrıca sorun olursa hızlıca “rollback” yapıp önceki sürüme dönmek de mümkündür.
Kubernetes ve Ekosistem
Kubernetes, sadece çekirdek sistemden ibaret değildir; etrafında çok büyük bir ekosistem oluşmuştur. Örneğin:
- Helm: Kubernetes paket yöneticisi; uygulamaları chart’larla kurmayı kolaylaştırır.
- Prometheus/Grafana: Monitoring ve metrik toplama
- Service Mesh (Istio, Linkerd): Servisler arası iletişimde güvenlik, gözlemlenebilirlik ve trafik yönetimi
- Operators: Bazı karmaşık sistemleri (veritabanı gibi) Kubernetes üzerinde “akıllı” şekilde yönetmeye yarayan bileşenler
Bu ekosistem, Kubernetes’i modern altyapıların merkezine yerleştirir.
Kubernetes’in Avantajları
Kubernetes’in öne çıkan avantajları:
- Otomasyon: Dağıtım, ölçekleme, iyileştirme süreçlerini otomatikleştirir.
- Dayanıklılık: Self-healing ile arızalara karşı daha dirençlidir.
- Ölçeklenebilirlik: Yük altında yatay ölçekleme çok güçlüdür.
- Standartlaşma: Farklı ortamlarda benzer şekilde çalışır (on-prem, cloud).
- Mikroservis Uyumu: Birçok servisi yönetmek için doğal bir altyapı sunar.
Kubernetes’in Dezavantajları
Kubernetes güçlüdür ama karmaşıktır:
- Öğrenme Eğrisi: Kavramlar ve bileşenler başlangıçta zorlayıcı olabilir.
- Operasyonel Yük: Cluster yönetimi ve doğru yapılandırma uzmanlık ister.
- Küçük Projelerde Fazla Gelebilir: Basit uygulamalarda gereksiz kompleksite yaratabilir.
Bu yüzden Kubernetes, her projede “zorunlu” değildir; ihtiyaç büyüdükçe anlamlı hale gelir.
Sonuç
Kubernetes, container tabanlı uygulamaları üretimde ölçekli ve güvenilir şekilde yönetmek için geliştirilmiş açık kaynaklı bir orkestrasyon platformudur. Otomatik dağıtım, ölçekleme, self-healing, servis keşfi ve trafik yönetimi gibi özellikleri sayesinde modern mikroservis ve bulut mimarilerinin merkezinde yer alır. Öğrenmesi ve yönetmesi belirli bir uzmanlık gerektirse de, doğru senaryolarda Kubernetes; operasyonel verimliliği artırır, kesintileri azaltır ve büyüyen sistemleri sürdürülebilir hale getirir.