Deliriş

sen bakma benim her halayın başında
ipek mendil gibi çırpındığıma
vara yoğa serkeş kahkahalar atıp
şen şakrak çınladığıma
o kara kıtadan
Afrika’dan öğrendim ben
açlıktan kırılırken
böyle ışıl ışıl gülmeyi
adın ıslatınca başka dudakları
ne kıyametler koptu göğsümün çeperinde
ne depremler geçti de içimden
yıkılmadım
yıkılıp ta
börtü böceği kendime güldürmedim
o mağrur ağaçlardan öğrendim ben
böyle ayakta ölmeyi
sen sürgünlerimde
haritalardan yer beğendim de kendime
geçemedim o kağıt kesiği sevdandan
kapıları çarpa çarpa gidemedim senden
eli kınalı
burnu hızmalı
o esmer kadınlardan öğrendim
böyle kurşun gibi sevmeyi
ateş böcekleri gibi ateşin kalbinden geçtim de
kül olmadan
su içirmedim sen yangınlarıma
nice aşüfte kahkahayı duydum da
duymazdan geldim
yüzünü hep güneşe dönen
o sarışın günebakanlardan öğrendim
böyle yönümü sana dönmeyi
artık gecenin bir yarısı üstüm de pijamayla
parktaki ağaçlara şiirler okuyor
sokak köpekleriyle sohbet ediyorum
henüz başımda huni ile gezmiyorum ama
gömleğimi deli gömleği gibi tersten giyiyorum
aşkın öğretiyor bana
böyle santim santim
böyle milim milim delirmeyi








30Beğeniler







Normal
