Normalleşen Şeyler Normal mi?
Normalleşen Şeyler Normal mi?
Bazı şeyler var…
Kimse sorgulamıyor.
Çünkü alıştık.
Ama alışmak, doğru olduğu anlamına gelmiyor.
GÜNLÜK HAYATTA NORMALLEŞEN GARİPLİKLER
• Sürekli yorgun olmak normalleşti.
Fiziksel değil, zihinsel bir yorgunluk bu.
Dinleniyoruz ama toparlanamıyoruz.
• Her şeye yetişememek normalleşti.
Zaman var ama yetmiyor.
Çünkü her şey aynı anda talep ediyor.
• Geç cevap vermek normalleşti.
İnsanlar müsait ama odaklı değil.
• Yarım dinlemek normalleşti.
Cevap vermek için dinliyoruz,
anlamak için değil.
• Tahammülsüzlük normalleşti.
Herkes gergin, herkes haklı,
kimse sakin değil.
• Sürekli meşgul görünmek normalleşti.
Ama üretilen şey azaldı.
Meşguliyet arttı, verim düştü.
• Her şeye yorum yapmak normalleşti.
Ama sorumluluk almak hâlâ zor.
İLİŞKİLERDE NORMALLEŞEN ŞEYLER
• Az ilgi göstermek normalleşti.
“Yoğunum” artık bir gerekçe.
• Geçiştirmek normalleşti.
Sorun konuşulmuyor, üstü örtülüyor.
• Sessiz kalmak normalleşti.
Bazen olgunluk,
bazen vazgeçiş.
• Kolay kopmak normalleşti.
Bağ kurmak zor,
kopmak tek tuş.
DİJİTAL HAYATTA NORMALLEŞENLER
• Sürekli bildirim normalleşti.
Sessizlik rahatsız edici gelmeye başladı.
• Dikkatin bölünmesi normalleşti.
Aynı anda her yerdeyiz,
ama hiçbir yerde değiliz.
• Her şeyi bilmek normalleşti.
Ama derinlemesine bilmek azaldı.
• Paylaşmak yaşamakla karıştı.
Yaşıyor muyuz,
yoksa gösteriyor muyuz?
ASLINDA SORUN NE?
Belki de sorun şurada:
Yanlış şeylere fazla alıştık.
Alıştıkça sorgulamıyoruz.
Sorgulamadıkça kabulleniyoruz.
Kabullendikçe de “normal” diyoruz.
SON SORU
Gerçekten mi normal?
Yoksa biz mi
fazla alıştık?
Okuyan herkesin kendinden bir şey bulması normal.
Çünkü bu yazı kimseyi hedef almıyor.
Herkesi düşündürüyor.
Kullanıcı İmzası















Ağaç şeklinde