Tahvil Sancısı

Soru basitti,
cevapsa taş gibi duruyordu ortada:
Seven gelirdi.
Özleyen, birini böyle uzun bir yokluğa bırakmazdı.
Olmadığın bir yerde bu kadar çok olunmazdı;
hiç gelmeyeceğin bir kapıda
seven kimse beklemezdi.
Sen onunla bir yazgı olmak istedin,
o sadece yazılmış bir şiir olmanı...
Bir insan gibi durmak istedin yanında,
o seni bir cümleye daraltmayı seçti.
Nefesinin kesildiği camın buğusuzluğuna
senden bir parça değil,
harfleri düşürüyor şimdi birer birer.
Sen ona sarılmak istedin,
o seni şiire sarmayı...
İki avucunun ortasında yüzünü
bir alkış gibi tutmasını istedin;
O ise şiirlerindeki sene alkış tutulmasına tahvil etti.
İşte buydu kalbindeki tahvil sancısı.
Kimse bir mısraya sarılarak ısınmadı şimdiye dek.
O, ısınmayı kelimeleri hararetlendirmek bildi;
dudaktaki sözü üşüttü,
teni ateşe küstürdü.
Bazı aşklar hayat olmaya can atarken,
bazıları sadece güzel bir cümle dedi...
Ve bir cümle,
koca bir aşkı kül etti.
Hepsi bu.
_beyhude








16Beğeniler


öpüldün bissürü




Hybrid şeklinde göster
