ForumRadyo.Com

ForumRadyo.Com (https://www.forumradyo.com/)
-   üçrenk (https://www.forumradyo.com/ucrenk/)
-   -   Henrik Ibsen – Bir Bebek Evi "Nora" (https://www.forumradyo.com/ucrenk/4906-henrik-ibsen-bir-bebek-evi-nora.html)

üçrenk 12 Ocak 2026 23:27

Henrik Ibsen – Bir Bebek Evi "Nora"
 
Henrik Ibsen'in 1879 yılında yazdığı üç perdelik tiyatro oyunudur. ben kitabını okudum.
Okumak isteyenler ya da oyunu görmek isteyenlere spoiler içerebilir.



Nora ve Torvald Helmer çiftinin dışarıdan bakıldığında mutlu, düzenli gibi görünen evliliği bir noel gecesinde Nora’nın geçmişte, kocasını kurtarmak için gizlice borç alıp babasının imzasını taklit etmesinin ortaya çıkması üzerine bu “mükemmel” aile yapısının aslında ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkarır.

Erkekler için önemsenmeyen davranışlar
Kadınlar için “suç” sayılabilir.
Oysa Nora’nın yaptığı şey ahlaki olarak fedakârlıkken, yasal olarak suçtur.



Olayın merkezinde Nora’nın birey olma mücadelesi vardır. Nora ilk başta babasının evinde sonrasında evliliğinde bebek muamelesi görür. Torvald’ın Nora’yı sevmesi, onun “itaatkâr” olmasına bağlıdır. İlk kriz anında ise Torvald’ın Nora’yı değil, kendi itibarını düşünmesi bu durumu açıkça gösterir.


Finalde ise Nora eş ve anne olmaktan önce birey olması gerektiğini fark eder. Kapıyı çarpıp çıkması, bir bilinçlenme ve uyanış anıdır.



özetle; sevgili kadınlar, dışarılarda bir yerlerde bizi bekleyen mucizeler yok. mucize bizzat kendimiziz. o kapıyı çarpıp çıkmadığımız (sessizliğinin bitişi,kendini bulma, uyanış zamanı) sürece mucize de gerçekleşmeyecek..

uykusuzadam 13 Ocak 2026 03:05

Yanıt: Henrik Ibsen – Bir Bebek Evi "Nora"
 
Hooooyyyttt burası Türkiye.
Kadın didiin kırsın dizini evinde otursun...
Diyenler olabilir.
Ben hayatta demem öyle şeyler :salak

Çok iyi bir örnek aslında...

Ancak kimsenin moralini bozmak istemem lakin ülke gerçekleri başka...

Bu noktada yetişme şekli ve şartları da belirleyici.
Nora'yı örnek alıp onun yolundan gidecek kadının önce ekonomik bağımsızlığı ya da en azından bir bir işi yapabilecek alt yapısı yahut eğitimi olmalı... Hele ki kimsesi olmayan kadınlar için kurtlar sofrası bu memleket... MAALESEFFFF

Şimdi düşünsene, kırsaldaki, köydeki ya da kasabadaki kaç kadın buna cesaret edebilir...

Detaya girmeden annemden örnek vereyim. 8-10 yaşlarımdayken ablam ve benim ısrarımla annem evden ayrıldı, Adapazarı'na annanemlere gittik. Ablam ve ben çok mutluyuz. Dedemin peşinden ayrılmıyoruz onunla oyunlar oynuyoruz. Hatta kısmen felçli dedemi giydirmek ona yemek yedirmektem çok keyif alıyoruz. Annemin vs ruh halini bilmiyorum tabi...
Neyse ne kadar kaldık bilmiyorum. Babam geldi. Hadi eve dedi. Anneme yalvardık olmaz, gitmeyelim vs diye... Annem dedi ki (hiç unutmam): Başka çaremiz yok çocuklar, dedeniz bize nereye kadar bakabilir?" Boynumuzu eğerek döndük...

Annemde o direnç olsaydı acaba nasıl bir hayat yaşardık acaba diye merak ederim bazen...

Keşke her kadın Nora gibi güçlü olsa, kendi kaderini kendi çizse....

Bunları sana muhalefet olsun, kadınlar dizlerini kırıp evde otursun anlamında yazmadım.
O yaşadığım zaman (esas travma annem ve ablamla evi terk etmeden öncesi) dışa vurumu olarak değerlendirmeni rica ediyorum...

Teşekkürler...

Münzevi 13 Ocak 2026 12:02

Yanıt: Henrik Ibsen – Bir Bebek Evi "Nora"
 
Sayın @ üçrenk ve @ uykusuzadam Lordum

Kadınların her şeyden evvel birey olmasını ne güzel ifade etmişsiniz…

Oysa..
İzmir veya benzer şehirlerde olduğu gibi ekonomik özgürlüğüne kavuşmuş kadınlardan belki yüzlerce Nora çıkabilir ama Anadolu’nun diğer yoksul şehirlerinden bir Nora çıkması çok zayıf bir ihtimal.
Hele birde çocukları varsa…
Çevremde çocukları için kendi hayatlarından bile isteye vaz geçen o kadar çok kadın var ki.

Şartlar her ne olursa olsun bütün kadınların birey olma bilincine kavuşmaları elbette çok güzel lakin…
Kadınlarda bulunan o annelik iç güdüsü bunu mümkün kılmıyor gibi…

Güzel yazı için kutluyorum

üçrenk 13 Ocak 2026 23:45

Yanıt: Henrik Ibsen – Bir Bebek Evi "Nora"
 
maalesef hepimizin hayatında şahit olduğu sahnelerden.
kimimiz bizzat yaşadı kimimiz yakın çevresinde rastladı.

biliyorum ki hiç kolay değil ekonomik özgürlüğü olması gerektiğini,
ya ayaklarının üzerinde duruyor olması ya da arkasında duracak bir ailesi
olması gerektiğinin farkındayım

ve fakat kapı çarpıp çıkmalı derken aslında parantezde de belirttiğim gibi
sessizliğin bitişi bi uyanış hali birey olduğunu önce kendinin kabullenmesiydi kasttettiğim.
yapılacak bişeyler vsr mutlaka ve o kudret de kadının kendi içinde.

sevgili @ Münzevi ve @ uykusuzadam ben teşekkür ediyorum. anlam kattınız.


Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 23:00.

Powered by vBulletin®   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.