ForumRadyo.Com

ForumRadyo.Com (https://www.forumradyo.com/)
-   Üye Günlüğü (https://www.forumradyo.com/uye-gunlugu/)
-   -   ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄ (https://www.forumradyo.com/uye-gunlugu/5131-b-o-i-s.html)

Jayus 14 Ocak 2026 09:54

ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
https://www.megaresim.com/upload/673d94ad.png

Bazı düşünceler vardır, kimse öğrenmeden yasaklanması gereken.

Jayus 14 Ocak 2026 10:12

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Hasret kaldıklarım o kadar çok ki, bazen keşke gözümün görüp de kalbimin isteyeceği şeyleri görmeseydim diyorum. Görünce ister insanoğlu, benimde olsaydı, bende tatsaydım, bende taksaydım, bende tutsaydım, bende gitseydim, vesaire der de der. Böyle büyümedik mi zaten ? bu şekilde yetişemedik mi ? Birinin kolunda ki saati, birinin sırtında ki çantayı, birinin kulağında ki küpeyi, birinin elinde ki yemeği. İster insanoğlu, istedikçe daha fazla ister. İstekleri gerçekleşdikçe şımarır, artık o insana dünyaları versen yetmez. Çünki insanlar her zaman kendilerinde olmayanı daha fazla ister, hatta arttırıyorum eğer sende 2 tane elma varsa, onda 1 taneyse, 3 ister 5 ister. Gözü Doymaz "insanoğlunun".

Benim hasretim maddiyata olmadı, manevi hasretim o kadar büyükdü ki, maddiyat düşünecek vaktim yoktu. İyiki de olmamış, şu an bazı "insanlara" baktığım zaman maddiyatın ne kadar önemsiz olduğunu bir kez daha anlıyorum. Maddiyat içeren şeylere hasret olamaz zaten insan, olanların da sorunu vardır eminim ki. Hasret kalınacak o kadar çok manevi şeyler var ki, Mesela Birinin hiç duymadığın, ama özlem duyduğun kokusu, hiç görmediğin ama bakacak olsan hasret dolu bakacağın gözleri, hiç dokunamadığın ama ellerinin arasına alsan ipek gibi hissettirecek saçları, hiç sarılamadığın teninin sıcaklığı. Ben hiçlere hasretim, var olmamış ve asla var olamayacaklara. Bir gün göcüp gideceğim bu dünyadan, yaşayamadıklarımla, var olmamışlıklarımla, unutamadıklarım, affedemediklerim, ve doyamadıklarımla. Ama asla hasretimle değil, çünki benden geriye sadece hasret kalacak.
- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:14

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Delilik çok muazzam bir şey değilmi sizce de ? deli olmak lazım bazı şeyleri anlamak için bu bünyada. Delilik lazım mutlu olmak için, yada mutlu gözükmek için. Delilik lazım her şeye göz yummak için, görmezden gelmek, görsen bile görmemiş gibi davranmak için. Anlayacağınız bu dünyada yaşamak için deli olmak lazım. Her insanın içinde vardır bir delilik derler hep, bu deliliği bazıları içine gömer hiç yaşamazlar, bazıları ise deliliği tüm doruklarına kadar yaşar.

Deliler cesur olur, aklınıza gelen, gelmeyen her deliliği yapa bilirler, adı üstünde deli işte beklenmeyecek her şey beklenmeli. Deliliğin çoklu dereceleri de var tabi ki, delisi var, zır delisi var, Allahın delisi var, varda var anlayıcağınız. Deliler sadece deli gibi davrananlar değildir, deli olmayan delilerde vardır mesela, siz onları akıllı gibi görseniz bile içleri delilik kaynayan deliler, ne kadar baksanız bile onlar istemediği sürece o deliliği siz asla göremezsiniz.
Delilik öyle bir şey ki bunu Her insan ölmeden önce yaşar ve öyle yumar hayata gözlerini. İnce detaylarda saklı olur bazen delilik görmek için karşınızdaki insanla aynı deliliğe sahip olmanız gerekir bazen, hani bir arkadaşınız şaka yapar sadece ikiniz gülersiniz ya, bu da öyle bir şey işte. İki insanın anlaya bileceği yada yanlız yaşaya bileceğiniz bir delilik sadece. Eğer hayatınızda beraberce delirdiğiniz biri varsa dünyanın en şanslı insanısınızdır net.

Yaşamayan bilemez tabi ki ama, yaşayanlar çok iyi anlar deliliği tek başına yaşarsan kararırsın. Ama iki, ve ya daha çok delilik yaşaya bileceğiniz insan varsa hayatınızda işte o zaman hayat size güzel olur. Benim hayatımda o, kadar çok deli var ki, bu bir şans mı ceza mı çözemiyorum ama bildiğim tek şey var o da beni mutlu ettikleri.
Delilersiz bir dünya düşünemiyorum bile, ben bile deli olmasam yaşayamazdım her hâlde. Bu hayatın ince detayınlarını çözmek için deli olmak lazım, kısaca yaşadığınız hayattan zevk almak istiyorsanız deli olun, deli olun ki yaşayın bu hayatı son damlasına kadar.

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:15

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Her başlangıçın bir sonu vardır derler hep, hep bi son çizilir kafalarda "her şeyin sonu var yaa bu da biter nede olsa" imajı oturur zihinlere. Neden Peki ? Neden insanlar iyi, kötü her şeyi bitirmek istiyor ki ?
İşte bu soruya henüz cevap bulamadım, ama insanoğlunun bencilliğinin burada da yüz gösterdiği belli. İnsan önce kafasında bitirirmiş sonrası gelişiyor kendiliğinden, zaten kafada bitmişse ne kadar uğraşsan az gelir yeniden çabalayamazsın çünki sen artık çoktan olmayacağına inandırdın kendini artık umutlarını, inançlarını, güvenini, topladın ve hepsini attın kafandan, evet evet attın bunu kendin kafanda yaptın sonrada gerçek oldu. Gerçekten ilginç bir şekilde bir şeyi bilinç altına yerleşdirdiğin zaman Kimse engel olamaz o şeyin gerçekleşmesine. En basitinden bir misal çekelim "Halsiz hissediyorum hastalanacağım galiba" çok tanıdık bi cümle çünki her insan bunu düşünmüştür mutlaka, İnsanoğlu başına geleni iyiye değil, kötüye çektiği için olur bunlar çoğu zaman. Hep başına gelecek kötü şeyleri düşünür, siz hiç "Yarın çok güzel bir gün olacak" diyen birini gördünüz mü ? Bunu okuyacak olan 10 kişiden 2-si anca duymuştur bence, Çünki iyiyi dile getirmeyiz ama kesin "Yine yorucu bir gün olacak" lafını çok duymuşsunuzdur buna eminim işte. Her yaşamın, her insanlığın sonu vardır elbet ama bunu dile sık-sık getirmek o sonun gelmesini yavaşlatmak yada engellemek gibi bir işe yaramıyor malessef.
Hapşurunca bile "Çok yaşa" diyen bir toplumda yaşıyoruz sonuçta, bir hapşuruk bizi ölüme kadar götüre bilir zihniyetindeyiz. Hadi gelde bu toplumu pozitif düşüncelere doğru çek. Sonu düşünür insanlar, hep en sona odaklanır, yarınlarımızı değil 20-30 yıl sonramızı düşündüğümüz için bu zihniyetde kalıyoruz.
Neyse ne demişler; "Her şeyin bi sonu olduğu gibi bu yazınında sonuna geldik."

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:18

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Sevilmek nedir ? Çok sordum bunu kendime, merak edermiş insan tatmadığı duyguları. Sevilmek Annenin evladını sevmesimidir ? Sevilmek Babanın şefkatimidir ? Peki ya, sevmek kendini mi, yoksa etrafındakileri mi sevmektir ? Kim daha çok sever peki, kendin mi seversin seni ? yoksa "Değerlisin", "Kıymetlisin", "Özelsin" diyenlermi sever ? Kimse sevmez. Kendin bile bazen sevmezsin kendini. Peki sen sevmiyorsan bir başkası neden sevsin ? Kimse sevmezse sende sevilmeye layık olmadığını düşünmezmisin ?
Hepsi birer sorudan ibaret sevgi, sevmek, sevilmek birer soru. Bilemezsin ki nedir sevilmek, sevilmeden. Bilmezsin ki nedir sevmek, sevmeden. Belki de en muazzam duygu, belki de en muazzam duyguların katili. İnsana ya acı, ya mutluluk veren, ya göklerde uçurur, yada tepe taklak düşürür yere anlamazsın bile. Sevginin çocuklarıdır sevmek ve sevilmek, ikisi ayrı duramaz. Seven sevilir, işte insan karşılıksız seviyorsa düşer, sevmeden sevilen, sevilmeden seven duramaz. Bir ahenk gibir bu ikisi bir arada, biri olmazsa bozulur o ahenk düşer biri. Sevilmek kumsalsa, derin okyanuslardır sevmek. Sevdiğini sanar bazen insan, sevildiğini sanar bazen, ya seven sevmemiştir, yada sevilen layık değildir o sevgiye.
Her insan sevilmeyi hak eder ister iyi, ister kötü olsun, layık olmadığımızı düşündüren sevdiğini sananlardır. Bir insan ya sever, ya sevmez, sevgi sanılacak, 3-5 gün sürecek bir şey değildir
sevemeyenler yüzünden, Sevilmeye layık olmadığını düşünen kaç kişi vardır ki ? 10 mu ? 100 mü ? ya da 8 milyar. Her insana hissetirilir o duygu, ama düşünmeyin. Sevin, sevilin biri sevmezse diğeri sever. Tabi bu cümleyi her insan kura bilir kendine ama yaşayamaz. Hem çok muazzam, hem de çok, çok ?. Başka ne ola bilir sevgi ? Kötü bir yanı var evet, ama o kötü yanını ifade et deseler edemem, yaşamadığımdan değil ama ifade edecek cümle bulamam. Ben sevgiyi hep muazzam hatırlamak isterim, ben sevgiyi hep neşeli, merhametli, şefkatli, eğlenceli, deli dolu, hatırlamak isterim. Çok fazla yazdım neyse, bitmez bu konu.
Sadece sevin, sevilin.

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:18

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Uzun zamandır yazmıyordum, aslında içimden gelmiyordu uzun uzun yazdıkça daha da çok yazasım içimi kelimelere dökesim geliyor, bazen kelimeler kifayetsiz kalıyor anlatamıyorum içimdekileri, doğru ifade edemiyorum. Anlatıyorum kendimi ama kimse anlamıyor, anlayamıyor, belki de anlamak istemiyor. Nereye kadar bu şekilde yazarak kendimle konuşacağım hiç bir fikrim yok, ama kendimden başka da içimi dökeceğim kimsem yok. Bir kaç cümleye sığdırmaya çalıştığım bu yaşam, bu hayat, bu yazanlar ben miyim peki? Hayal ürünü mü yoksa gerçek bir hayat hikayesi mi, belki de simülasyon, kitap, roman, bir şiir?

Hayır, hayır hiç biri değil, bilinmezlik. Evet bunlar aslında bir bilinmezlik, bilememek, çözememek, bazense görememek, her biri çıkmaz sokağa çıkıyormuşcasına bir bilinmezliğe sürüklüyor insanı. Yazıp sildiğim, üzerini karaladığım çok şey var, belki de bu da onlardan biri olacak, ve ya farklı bir şekilde okunacak, okurken bazıları; "Bu saçmalıkta ne?" derken, bazıları içinden bir parça bulacak belki de, kimisi gülerek, kimisi umursamaz bir şekilde okuyacak belki, işte bu da bir bilinmezlik. Her şeyin bilinmez şeyler üzerine olması çok can sıkıcı, neden bilmeyelim ki, tahminlermiz mesela neden bazen tutup, bazense çok alakasız bir sonuç alsın ki, bilelim işte ne olabilir ki en fazla?
Sıkıcı hayatlar silsilesinde sürüklenip dururken böyle delicesine şeyleri düşünmekte sadece bir delinin işi olurdu ya zaten, neden gecenin bu vakti sabaha kadar uyumayıp kendi içimde bir bilinmezlik yaratıp onu düşündüm bilmiyorum, ama şunu biliyorum ki, hepimiz gerçek bir bilinmezlik içinde sürüklenip duruyoruz, ve bunun bir sonu yok, adeta sonsuz bir döngü gibi.

"Bazı hayatların bilinmezliği, o hayat son bulunca biter."

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:19

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Çok sıkıyor çoook, hayattaki bazı olaylar, bazı insanlar çok sıkıyor bazen insan öyle bir raddeye geliyor ki "Yeter artık sus bee" diyesi geliyor İnsanın. Bazen kırmamak için, bazen olay çıkarmamak için susuyor insan ve sustukça karşındaki insan insanlıktan çıkıyor.

Anlayışsız, umursamaz insanlardan ne kadar uzak durursan bu hayatta bir o kadar uzun ömürlü olursun. "Ömrümü yedin" diye laf vardır duymuşsunuzdur, bence o lafın her harfi gerçek bazı insanlar ömrünüzden ömür alıyor, bu insanlar fazla oldukça bir o kadar sıkılırsınız, ama teker teker hayatınızdan onları çıkarırsanız işte o zaman kafanız rahat ömrünüz uzun olur.

Bir isanla iyi anlaşmanız, onu iyi anlamanız, o insanı sizin hayatınızda kalıcı etmez, etmiyor. Bir gün herkes gider yine sen, seninle baş başa kalırsın "O asla gitmez" dediklerin ilk gidenler olur, ilk onlar çıkar hayatından sonra arkasından teker-teker gider herkes.

Bazen öyle beklenmedik kişiler öyle beklemedik zamanda girer ki hayatınıza ne olup bittiğini anlamazsınız bile, hayatınıza yeniden, yine mutluluk getirir, diğerleri gibi onlarda kaybolur hider diye korkarak yaşarsınız, mutluluğunuzu bile tam yaşayamadan bin türlü şeyler gelir aklınıza.

İnsanları anlamak çok zordur ne düşündükleri, nasıl tepki verecekleri, neden bunu böyle, şöyle yaptıkları. Anlamak ve anlamamak arasında gider gelir insan, ama kimse kimseyi tam olarak asla anlayamaz. Anlamak bir sanat gibidir, hisseden anlar, gören anlar, yaşayan anlar.

Anlaşılmak ve anlamak bu ikisi arasındaki ince çizgide çürüyüp giderken geçiyor ömür.

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:20

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Hani insan çok sevdiği bir şeyini kaybeder aniden. Günlerce, haftalarca, aylarca arar durur bulamaz, tüm ümidini kaybeder aramaz artık tamamen kaybettiğini düşünür. Sonra hiç beklemediği bir anda çıkar karşısına aradığı şey. İnanamaz başta, tamamen kaybettiğini sandığı o şeyi tekrardan görmek mücize gibi gelir, ama hiç olmadığı kadar gerçek olarak durur karşısında. İşte bazı insanlar da böyledir, aniden kaybedip hiç beklemediğiniz bir anda geri kazana bilirsiniz.

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:23

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Gönlüm, ağırlığıyla hissettiğim derin bir acı içinde. Anılarım, bu duygusal yükü taşıyan güçlü izlerle dolu. İçimdeki bu duyguları gizlemeye çalışıyorum, çünkü kendimi ifade etmek zor. Belki zamanla hafifler ancak şu an içsel bir mücadeleyle baş başa kaldım ve bunla başa çıkmak çok zor. Artık gün geçtikçe gücüm tükeniyor ve acılarım dayanılmaz bir hal alıyor. Bazen yıkıldığımı sanıyorum, hatta bazen çöküyorum, çünkü ayakta duracak bir sebep, bir neden göremiyorum. Beni hayata bağlayan ipler elimde teker teker kayıyor, ben ise sadece bu gidişi izliyorum, herkesin gidişini izlediğim gibi. Duygularım bir köşeye çekilip gizlenmeye çalışsa bile bu mümkün olmuyor, neden saklansınlar ki ? Bağıra çağıra yaşamak istiyorum, içimdeki tek bir hissi bile saklamak, gizlemek istemiyorum. Ben sadece anılarımdan kaçmak istiyorum, onlar beni daha büyük bir acıya sürüklüyor farkında bile olamıyorum. Zamanın da güzel sandığımız şeyler, şimdi nasıl bize acı vere biliyor ?
Aklım almıyor.

- 𝒥𝓎𝓈` -

Jayus 14 Ocak 2026 12:23

Yanıt: ǝbןöꓭ ıןʞɐsɐ⅄
 
Olmayışını, olamayışını sevmek olur mu?
bunu da sevmiştim halbuki.
bir anlamı olmayan hareketlerinden anlamlar çıkarmayı da sevmiştim.
karşılaşmalardan anlamlar çıkarmayı sevmiştim.
kaderin olabilme ihtimalini.
seni konuşmayı sevmiştim, konumun sen olmasını.
sonra yanıma gelince, gözlerime öyle bakınca, anlamlıyım zan-netmiştim, nereden bileyim?
saf sevmeyi sevmiştim.
senin gözünde bir anlamım olabilme ihtimalini sevmiştim belki.
şimdi fark ediyorum da ne çok sevmişim seni, ne çok sevmemişsin beni.

- 𝒥𝓎𝓈` -


Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 16:15.

Powered by vBulletin®   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.