Merdümgiriz
..
bilirsin aşikâr
penisten nemalanıp
vajinadan peydahlanan
bilakis perdahlanmadan
ve içten içe
anadan üryan yürünen
şu canına yandığımın hayatında
geriye dönüş yoktur hiç
hep ileri
daima ileri
rap rap
...
gel gör ki
hep bi’geçmişe
hep bi’çocukluğa dönesice
iki eli yakandaki geleceğin işbirlikçisidir dün
ne
re
ye
gi der sen git
hatta
ister rap rap ister pat küt koşa koşa
ne fayda
hep peşindedir geçmişine yandığımının geçmişi
hep bir kısır döngüdür bu
ne büyük yüktür bu kamçılar seni
ileri gittikçe daha çok çoğalırsın
çoğaldıkça daha çok geriye bakar gözlerin
mazinde eskileri kolaçan eder
kollarsın hep ileride beklemeyenleri
büyüdükçe öğrenirsin aşikâr
aslında
evet aslında
ileriye doğru geri geri gittiğini
bilirsin işte
doğup büyüdüğün yerleri özlersin
arkadaşlarını
okuduğun okulu
okulun yolunu
top koşturduğun çamurlu arsaları
kontra-pedal kırmızı pisikletini
misketlerini
topaçlarını
leblebi tozunun boğucu lezzetini
bakkaldan arakladığın akide şekerini
babaannenin zulasındaki
bayat bayramlık madlen çikolataları
patlamış meşin topu kesip şapka yapmalarını
kızların peşinden kaçamak seyirtmelerini
terli terli su içmeyi
okul penceresinden kaçıp derede yüzmeyi
balığıya diye gidip sucuk ekmek yemeyi
kaçamak sigara içişin yükselttiği tedirginliği
annenin o iç ısıtan korkusavar sesini
elleriyle pişirdiği muhlamayı
hatta babanın o çatık kaşlarıyla dile gelen
otur oturduğun yere it herif diye
bangır bangır bağıran bakışını bile
bir bir özlersin işte
dostluğu
dost sohbetlerini
çocukluktan ergenliğe
oradan da gençliğe uzanan hayalleri
dürüstlüğü
omuz omuza kavgayı
içtenliği
(ilk aşkı ilk öpüşmeyi saymadım bile)
yağar üstüne kurşun gibi hepsi
saklanacak siper yoktur
gelir vurur seni hep on ikiden
büyür sürekli insan yani
büyür ve
anılara tutunur bazen
bazen umuda
kimi hasrete tutunur
kalbine kimi
kâh evladına
kâh buluta kuşa
an olur börtü böceğe
an olur yalnızlığa
bulur illa ki tutunacak bir dal
gün olur ihanete uğrarsın
gün olur aç ve kimsesiz kalır
gün olur emeğin sömürülür
gün olur
ne günlerdi ulan o günler diye
kâh özlemle yâd eder
kâh tebessümle güler geçersin bir bir
böyle işler hayat işte aşikâr
dişleri ısırgandır
öğütür adamı durmadan
öğütüldükçe
kendi kendine öğrenirsin yaşamın öğütlerini
şu devr-i âlemin sonsuz devir daimidir bu
olduğu yerde dönüp duran dolap beygiri de biz
hep asık suratlı
hep yorgun
“işte bunlardır merdümgiriz yapan beni”
....
bilirsin aşikâr
penisten nemalanıp
vajinadan peydahlanan
bilakis perdahlanmadan
ve içten içe
anadan üryan yürünen
şu canına yandığımın hayatında
geriye dönüş yoktur hiç
hep ileri
daima ileri
rap rap
...
gel gör ki
hep bi’geçmişe
hep bi’çocukluğa dönesice
iki eli yakandaki geleceğin işbirlikçisidir dün
ne
re
ye
gi der sen git
hatta
ister rap rap ister pat küt koşa koşa
ne fayda
hep peşindedir geçmişine yandığımının geçmişi
hep bir kısır döngüdür bu
ne büyük yüktür bu kamçılar seni
ileri gittikçe daha çok çoğalırsın
çoğaldıkça daha çok geriye bakar gözlerin
mazinde eskileri kolaçan eder
kollarsın hep ileride beklemeyenleri
büyüdükçe öğrenirsin aşikâr
aslında
evet aslında
ileriye doğru geri geri gittiğini
bilirsin işte
doğup büyüdüğün yerleri özlersin
arkadaşlarını
okuduğun okulu
okulun yolunu
top koşturduğun çamurlu arsaları
kontra-pedal kırmızı pisikletini
misketlerini
topaçlarını
leblebi tozunun boğucu lezzetini
bakkaldan arakladığın akide şekerini
babaannenin zulasındaki
bayat bayramlık madlen çikolataları
patlamış meşin topu kesip şapka yapmalarını
kızların peşinden kaçamak seyirtmelerini
terli terli su içmeyi
okul penceresinden kaçıp derede yüzmeyi
balığıya diye gidip sucuk ekmek yemeyi
kaçamak sigara içişin yükselttiği tedirginliği
annenin o iç ısıtan korkusavar sesini
elleriyle pişirdiği muhlamayı
hatta babanın o çatık kaşlarıyla dile gelen
otur oturduğun yere it herif diye
bangır bangır bağıran bakışını bile
bir bir özlersin işte
dostluğu
dost sohbetlerini
çocukluktan ergenliğe
oradan da gençliğe uzanan hayalleri
dürüstlüğü
omuz omuza kavgayı
içtenliği
(ilk aşkı ilk öpüşmeyi saymadım bile)
yağar üstüne kurşun gibi hepsi
saklanacak siper yoktur
gelir vurur seni hep on ikiden
büyür sürekli insan yani
büyür ve
anılara tutunur bazen
bazen umuda
kimi hasrete tutunur
kalbine kimi
kâh evladına
kâh buluta kuşa
an olur börtü böceğe
an olur yalnızlığa
bulur illa ki tutunacak bir dal
gün olur ihanete uğrarsın
gün olur aç ve kimsesiz kalır
gün olur emeğin sömürülür
gün olur
ne günlerdi ulan o günler diye
kâh özlemle yâd eder
kâh tebessümle güler geçersin bir bir
böyle işler hayat işte aşikâr
dişleri ısırgandır
öğütür adamı durmadan
öğütüldükçe
kendi kendine öğrenirsin yaşamın öğütlerini
şu devr-i âlemin sonsuz devir daimidir bu
olduğu yerde dönüp duran dolap beygiri de biz
hep asık suratlı
hep yorgun
“işte bunlardır merdümgiriz yapan beni”
....








31Beğeniler






Ağaç şeklinde