Bir Boşluk Koleksiyoncusunun Notları
Yağmuru senin adına ağlıyorum
İçimdeki çöl topraklara
Nefessiz odalarımda
Bir sigarayı yakıyorum
Bir izmariti eziyorum
Şiir küllüğüme
Külüm bile senden artıyor
Kül kül sen dökülürken
Dudaklarımdaki dumanın
Salkımında salınıyorsun
Düş gözlerinin ıslandığı uykularda
Bir geceyi çiğniyorum
Gecenin içine sen işlediği
En siyah yerinden
Karanfil tadın sızıyor genzime
Şiirin gökyüzünde gece
Kimi maviye dönüyor
Adına gece mavisi diyorlar buralarda
Ben sen mavisi diyorum
O maviye
Yıldız gözlerin ne çok yakışıyor
Parlıyor göğüm sana
Fermuarını çekip yürüdüğüm
Yalnızlık sokağımda
Ceplerimden çıkarırken ellerimi
D'üşüyor beyhudeliğim
Adımı unutan bir gürültüyle
Kaldırıma çarpıp
Kayboluyor boşluğun sesi
Biraz sen daha biriktiriyorum
Yürek kumbarama
Biraz ben boşluğu kaybediyorum
Eksildikçe
En ağır kazanımım oluyorsun
İçimin giz odasında
cam masanın üzerinde
Bütün “sen” birikimlerimi diziyorum
Harf harf gözlerini
Turasına getiriyorum
Yüzüme bakarcasına
Dönüyorlar birlik olup
Yuvarlanıp gidiyor
Gitmeyi bilen yanların
Kalanların yanlarına set çekip
Donuyorum
Hiçlik dokunuyor parmaklarıma
Ne çok soğuk senler var
Gitmeyi meslek edinmiş
Elini cebine atmadan vedalaşan
Sessizliği
En çok beni üşüten
Ne çok “sen” üretmiştin oysa
bir tek kişiden
Ne çok sana sen eklemiştim
Hiçbirine denk gelmesem de
Ben hepsini
Hep seni sevmiştim
Bir tane
Gelmeyi bilen sen olmasa da
Kimine
Beklemeyi ekleyip
Açık kapılarımın
Kilidini susturmuştum
Kiminde
Akşamı toplayıp
Masada kalan
Son seni
Işığın altından çekmiştim
Kiminde
Ceketimi ilikleyip
Üşümeyi
Yerine koymuştum
Kimine
Adını
Daha az söyleyip
Susuşlarımdaki senle
Tutmuştum kendimi
Bütün senlerim dökülüp gittiğinden beri
Tozarak gece sökülüyor tenimden
Ben sana yarım yarım ağlarken
Eski bir hüzün şıngırdıyor içimde
Boşluk niyetine
Senden kalan o son boşluğu
Şiirin altına imza diye atıp
Ben her gece sen diye
Boşluğunla avunuyorum
#tebeşiir