'Ben senimi neden unutamıyorum
Peki bu, bir bana mı oluyor...'
İçimin kuytularına çekildiğinde
Mevsim adı konmamış sonbahardı
Ellerim yokluğunun kenarlarında üşürken
İçimde bir yer
İnadına bahar giyindi
Yerini bilen bir iklim gibi
Tüm sokaklarımda sen dolaştın
Ellerime değip geçen
Kaç çiçeğin teninden toplanmıştı bu koku
Saymadım
Güz soğuklarını
Parmak aralarımda kalan
Yarım bir sıcaklıkla öğrendim
Adınla ölçtüm eksilen her şeyi
Üşüdü şiirlerim
Titreyen kalemimden sızan yağmur
Göğüs sayfalarımı ağırlaştırdı
Her dize biraz daha çöktü içime
Gökyüzü alçaldı
Yazdıkça ıslandım
Sen bana bulut dedin
İşte bu yüzden
Yağmur en çok sana benzedi
Bir bulutun içinde taşınan
Sus yağmurları gibiydin
Ve ben
Şiirlerimin gözbebeğine bırakacak kadar
Doluydum sana
Yüreğinin içinden geçerken
Dokunuşum telaşsız bir yeşildi
Nefesimin d’ili değişti
Bir kalbi aşka filizlendirme tutkusuyla
Dudaklarım
Yüreğinin içinden
Yeşil yeşil öptü seni
Kaç mevsim geçti senli/ sensiz,
Kaç mevsim dokunamadım
İçimde saklanan ilk tomurcuğa
Sen her seferinde baharı döktün
Hüznün sarı yapraklarını
İç sesimden okudum
İç sesine dil olup
Bizi zamana dilendim
Burukluğum sanaydı
Satır sonlarındaki kesilişlerim sana
Devrik cümlelerimin öznelliği
Kimi sana yaslandı
Kimi bana düştü
İkimizin ortasında
Eksik bırakılmış anlam gibi durduk
Her gecemin uyku sıçraması
Şiirlerimin sayıklaması oldu
Kekre bir tutulmadan sızan hasret
Ay ışığına karıştı
Adını içtim geceden
İçtikçe
Daha çok sana
Susadım
İçimin kuytularına saklandığında
Mevsimlerden sonbahardı
İçimse sen baharı
Zamansa
yaza gebe bir ilkbahar gibi durdu aramızda
Ve sen
Güneşli bir havada
Yağıp durmayacak
Yağmur gibisin hala
Geçtiğinin kanıtı
Kaldığının rengi
Yağmurdan sonra kalan
Kısa bir gökkuşağı gözlerin
Gözlerimde hala duruyor
.
.
.
Gök’yüzüm
Unutmayı hiç bilmiyor
_beyhude/ tebeşiir izleri...