Konu: Selda Alkor
Tekil mesaj gösterimi
Gönderi : 04 Ocak 2026, 15:30
# 1
NeFeR
NeFeR isimli Üye şuanda  online konumundadır      
Selda Alkor


İçinde bir bakış, bir ses, bir duruş saklayan, Sahneye girdiğinde ortamın sesini kısan kadınlardan biri...
1943’te Konya’da doğdu. Henüz çocuk yaşta hayatın ağır yüzüyle tanıştı, babasını 12, annesini ise 15–16 yaşlarında kaybetti. Bu erken kayıplar, onun hayata daha erken olgunlaşarak bakmasına neden oldu. Acıyı göstererek değil, içine alarak yaşamayı öğrendi. Belki de bu yüzden bakışlarında hep bir derinlik, sesinde hep bir sükûnet vardı.
Kız Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra, 1965 yılında Ses dergisinin açtığı yarışmada birinci oldu. Henüz çok genç yaşta, neyle karşılaşacağını tam bilmeden Yeşilçam’ın kapısından içeri adım attı. Hayranlıkla izlediği büyük oyuncularla aynı setlerde çalışma şansı buldu.
İlk filmi "Cumartesi Senin Pazar Benim" ile başlayan sinema yolculuğu, kısa sürede başrollerle devam etti. Senede Bir Gün, Buzlar Çözülmeden, Dişi Kartal, Yakut Gözlü Kedi, İftira, Zehirli Kucak… Yaklaşık 100 film.
Ama Selda Alkor için mesele sayı değil, duruştu. Yeşilçam’ın çoğunlukla “yardıma muhtaç, kırılgan kadın” karakterlerini yazdığı yıllarda; o, güçlü, dimdik duran, bakışıyla konuşan kadınları canlandırdı. Bu duruş, bazen ona az rol getirdi, ama oynadığı her rol iz bıraktı.
Zamanla sinemadan televizyona uzanan yeni bir dönem başladı. Kendi ifadesiyle, oyunculuğunu asıl olarak dizilerde derinleştirdi. "Asmalı Konak"’ta Sümbül Karadağ olarak bir eve değil, hafızalara yerleşti. "Çemberimde Gül Oya"’da başka bir kuşağın kalbine dokundu.
Sahneyi kimseye kaptırmadı ama kimseyi de ezmedi. Oyunculuk dışında sesiyle de iz bıraktı. Yeşilçam’da pek çok oyuncu seslendirme kullanırken, kendi sesiyle var olabilen nadir isimlerdendi. Tok, net ve güven veren sesi, onun imzası hâline geldi.
Hayata bakışını Mevlânâ felsefesine yakın tanımladı. Şöhreti değil, kalplerde kalmayı seçti. Gazete manşetlerinden çok, oynadığı karakterlerle anılmayı önemsedi. Uzun soluklu evliliğini “aşktan çok sevgi ve arkadaşlık” olarak tarif etti.
Ve bazı insanlar için yaş almak,
sadece daha da asil görünmek demektir.
    Alıntı ile Yanıt