Tekil mesaj gösterimi
Gönderi : 09 Ocak 2026, 17:57
# 1
RisquE
RisquE isimli Üye şuanda  online konumundadır      
Sessiz kalanlar kaybetmedi..

SESSİZ KALANLAR KAYBETMEDİ,
YOK OLDU





Herkes bağıranları konuştu.
Kimse susanları fark etmedi.
Çünkü bu çağda sessizlik,
olgunluk değil, görünmezlik sayılıyor.



Sessiz kalanlar sorun çıkarmadı.



İtiraz etmediler.
Tepki vermediler.
“Bir şekilde geçer” dediler.
Ve tam da bu yüzden
üzerlerinden geçildi.



Yanlış bilinen bir şey var:



Sessiz kalanlar güçlü değildi.
Sessiz kalanlar yorgundu.



Felsefi bir gerçek şunu söyler:



“Zulüm, önce bağıranı susturur.
Sonra susanı yok sayar.”



Bugün ne oluyor?



Bağıranlar cezalandırılıyor.
Sorgulayanlar etiketleniyor.
Sessiz kalanlar ise
hiç var olmamış gibi siliniyor.



Sessizlik güvenli sanıldı.



Ama sessizlik,
koruyan bir kalkan değil,
yavaş işleyen bir silgidir.



Bir aforizma daha:



“Bir toplumda sessizlik çoğaldıkça,
adaletsizlik cesaretlenir.”



En acı tarafı ne biliyor musunuz?



Sessiz kalanlar kötü insanlar değildi.
Sadece hayatla kavga edecek
halleri kalmamıştı.



Bugün güçlü olanlar,
sesi çıkanlar değil;



sistemin sesini tekrar edenler.



Ve son gerçek:



Sessiz kalmak tarafsızlık değildir.
Bu düzende sessizlik,
her zaman güçlüden yana durmaktır.



Son soru:



Susarak mı ayakta kaldık,
yoksa susa susa mı yok olduk?



Yorumlarınızı bekliyorum.
Çünkü bazen konuşmamak,
en ağır bedeli ödetir.



Kullanıcı İmzası
    Alıntı ile Yanıt