Tebeşiir kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı
Gönderiyi Aç
Siz gerçekten bir insanın kalbine nereden dokunacağınızı biliyorsunuz, Şahsıma yakıştırmış olduğunuz tanım o kadar hoş ki "şair ruhlu"... ne desem bilemedim. Şair ruhumun duygusal yanına dokundu sanırım. Ve beni alıp 13 yaşıma kalemi şiirle öpüştürdüğüm ilk güne götürdü. Ki o vakitlerde bana edebiyat öğretmenim şair ruhlusun ne denir ki sana, ruhuna işlemiş şairlik derdi... Hüzünlendim mendil yok mu forumradyo sayfasına mı sileyim gözlerimin yaşımı... getirin kalemimi arkadan da bir müzik verin yazıcam anlık şuan ne akarsa;
Gözlerimi mürekkeple yıkadığım günden beri
Kağıtlar bana hep hüzün sayfası derledi
Yazdıkça ağladım sanki
Ağladıkça kurudu daha da
İçimin suya hasret yerleri
Kim çevirdikçe üşüdüm sayfaları
Kimi yandım
Yandıkça azdı kalem
Üzgünüm sizi çok ağlattım
Denizler susuzdu
Tuzdan yoksundu
Denizlere su taşıdım
Ve taşıttımsa
Suç mu...
🙇*♀️🙇*♀️
@Tebeşir ancak böyle cevap veribilirdim
zaten; kalemi eline alıp suskunluğu konuşturmakla. “Şair ruhlu” denince insanın içindeki eski defterler açılıyor belli ki… 13 yaşındaki o ilk gün hâlâ mürekkep kokuyorsa, bitmemiştir hiçbir şey.
Yazdıkların çok temiz bir yerden geliyor. Hüzün var ama süs değil; ıslanmış, üşümüş, tuzunu arayan bir hüzün. “Denizlere su taşıdım” dizesi mesela… insanın boğazında kalıyor. Ağlatmak suçsa, edebiyat baştan hükümlü zaten.
İzin verirsen ben de şuraya küçük bir karşılık bırakayım:
Kalem dediğin
Bir yara izi bazen
Kapanmaz, kabuk tutmaz
Ama insan oradan tanır kendini
Deniz susuzsa
Suç denizde değil
Eline kovayı alıp
Taşıyanda değildir hiç
Yazmaya devam et.
Forumradyo sayfasına sil gözyaşını, mendil sonra bulunur.
Müzik arkadan aksın, kalem önden gitsin.
Çünkü belli ki sen yazmasan, kelimeler yetim kalacak.
Teşekkürler ederim