Hadi hayırlı tıraşlar…
Bir dönemin erkekliğini, mahallesini,
sertliğini tek bakışta anlatan adam...
Dünyaya geldiğinde yıl 1964’tü. Genç yaşta güvenlik işine girdi. Daha 22’sinde koruma dünyasının içindeydi.
Amerika, İngiltere, Almanya, İspanya… Silah eğitimi aldı, dövüş öğrendi, refleks geliştirdi.
1993’te bir gece kulübünde güvenlik müdürüyken kader kapıyı çaldı. Reklamcılar onu gördü. Yüz “yakışıklı” değildi belki ama fazlasıyla sahiciydi. Ve Ali Desidero çıktı ortaya.
“Burası Türkiye… yok öyle.”
O cümle bir reklama değil, hafızalara yazıldı.
Tıraş bıçağı reklamı, zamanının çok ötesindeydi. Yerliydi, mahalleydi, sertti ama tanıdıktı. Artık herkesin bildiği bir yüz oldu.
O kadar ki, aradan geçen on yıllara rağmen hâlâ ilk hatırlanan şey Ali Desidero’dur.
Ama o, şöhretin peşinden koşmadı. Teklifler geldi, o güvenlik işine devam etti. Kendi şirketini kurdu, üst düzey isimleri korudu.
2006’da oyunculuk yeniden kapıyı çaldı. Uğur Yücel’in "Hayatımın Kadınısın" filminde Necdet olarak beyazperdeye çıktı. Ardından diziler, filmler geldi… "Kurtlar Vadisi Pusu"’da Poyraz Kaleli, "Kertenkele"’de Deli Kenan…
"Kutsal Damacana"’da Papaz Artin… Kahvede şeytan çıkaran, usturayı açtığında seyircinin keyifle izlediği o adam. “Artin abi” artık kült bir figürdü. Ver kutsal’ı Artin abi!
Sert görünür ama duygusal. Büyük hayalleri yok, sağlıklı, sakin ve kendi ritminde bir hayat yeterli ona. Evinde pitbull’lar, yanında spor, hayatında disiplin var.
Gerçekten yürünmüş yolların, tutulmuş nöbetlerin, yaşanmış sokakların içinden geliyor.