Ankara’da bir sabah, ayaz keser teni
Sessizce bürünmüş şehir, beyaz bir kefeni
Karlı sokakta bir yankı, bir duman yükselir
Bir kalem kırılır ama, bin fikir seslenir.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi!
Karda kalmasın o dürüstlüğün izi.
Karlı sokaklarda sustu mu o devrimci?
Hayır, bir fikir ölmez; o hep nöbetçi.
Korkusuzca yazardı, karanlığın ortasında
Gerçeği arardı o, pusu kuran odasında
"Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz"
Giden can geri gelmez ama, onur hiç yorulmaz.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi!
Karda kalmasın o dürüstlüğün izi.
Karlı sokaklarda sustu mu o devrimci?
Hayır, bir fikir ölmez; o hep nöbetçi.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi!
Karda kalmasın o dürüstlüğün izi.
Karlı sokaklarda sustu mu o devrimci?
Hayır, bir fikir ölmez; o hep nöbetçi.
Gözlüğü kaldı masada, yarım kalan yazısı
Yüreklerde sönmeyen, o derin vatan sızısı
Bir Uğur Mumcu geçer, tarihin her sayfasından
Korkak pusular utansın, onun dik duruşundan.
Yine karlar yağar, yine üşür sokaklar
Ama senin meşalenle aydınlanır yarınlar.
Uğurlar olsun sana, güzel adam, hür yürek
Seni unutmayacak, bu vatan, bu gelecek.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi!
Karda kalmasın o dürüstlüğün izi.
Karlı sokaklarda sustu mu o devrimci?
Hayır, bir fikir ölmez; o hep nöbetçi.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi!
Karda kalmasın o dürüstlüğün izi.
Karlı sokaklarda sustu mu o devrimci?
Hayır, bir fikir ölmez; o hep nöbetçi.
Ah Çalıkuşu, kanadın kırık, tellerin darmadağın,
Gölgen bile terk etti beni, buz tuttu yatağın.
O sevgi dolu kız, bir mezar sessizliğinde saklı,
Şimdi hangi karanlıkta, kim bilir kim haklı?
Keman susuyor, ruhun firar,
Bana kalan sadece, bu gotik intihar.