Üslubun Gölgesi
Bazen bir insan çıkar karşına,
hakikati avucunda taşır
ama parmakları serttir;
söz, daha yere değmeden kırılır.
Doğruydu belki söylediği,
fakat sesi yaraydı,
kulak savunmaya geçti,
kalp kapıyı kilitledi.
Bir başkası gelir,
yanlışı cebinde saklar,
dilini gül gibi açar;
cümleleri okşar insanı,
şüphe bile susar o an.
İnanmak kolaylaşır,
çünkü insan
önce incinip incinmeyeceğini sorar,
sonra gerçeği.
Üslup,
sözün kıyafeti değildir sadece;
onun yürüyüşü,
bakışı,
niyetini ele veren sesidir.
En doğru cümle bile
öfkeyle söylendiğinde
yalnızlaşır,
en haklı fikir
kırıcı bir dilde
yetim kalır.
Biz ne çok doğruyu
yanlış bir ses yüzünden kaybettik,
ne çok yanlışı
güzel söylendi diye bağrımıza bastık.
Çünkü insan kalbi
mahkeme salonu değildir;
delilden önce
tona bakar.
Ve şimdi biliyorum,
hakikat bağırmayı sevmez,
kendini savunmak zorunda kalan söz
zaten yaralıdır.
Yanlış üslup,
doğru sözün celladıdır;
ip sessizdir
ama boyun hep hatırlar.








8Beğeniler






Normal
