Beton Etkisi

ayıkladım çeri çöpü
iyi niyetlerimin tozunu aldım
takvim yapraklarında bir tarih işaretleyip
henüz kapı önüne koymamış olsam da
çanta ve bavullarımı
alesta bekliyor kalbim
zamanı geldiğinde
namludan çıkan kurşun gibi g i d e c e ğ i m
yüzümdeki belli belirsiz tebessümü
davranışlarımdaki gizli telaşı
ikide bir baktığım haritayı çıldırasıya merak ediyor
tası tarağı toplayıp gitmemden
deli gibi korkuyorsun
bu yüzden tedirgin ve ikirciklisin.
oysa ben netim
ve her şeyimle hazırım bu vedasız göçe
iş işten geçmeden
sabrın dişine kan değmeden
kendi kuşağını kendi bağlayan
kimsesiz gelinler gibi g i d e c e ğ i m.
kırdığın ve yaktığın yerlerim kabuk bağladı sanma
sırtımda ki cop izleri
bir tekmeyle kırılan kaval kemiğim
başarısız intiharların jilet izleri
sızım sızım sızlıyor
ve her birinden kanlı nehirler akıyor hala
anlasana...
iliğimden tut kemiğime dek doluyum sana
bundandır küfreder gibi yüzüne bakışım
bundandır sarıldığında
beton etkisi yapışım
alnımda bıçak yarası gibi duran çizgiler
kül rengine öykünen saçlarım
geç bile kaldığımı fısıldıyor
hiç kimse için olmasa bile
kendim için gideceğim
kırık dökük birkaç şiirimi bulursan kıyıda köşede
bir sokak çocuğuna ver
her sayfadan kayık yapıp
hayallerini yüzdürsün
yolum uzun yolculuğum çetin
hiç kimse gelmesin beni uğurlamaya
sende gelme
o anıtsal kapılarına tekmeler savurup
resmi binalarına tüküre tüküre g i d e c e ğ i m.
yola çıktığım gün unutacağım seni
dillere destan kuru ayazını
hep bana kırmızı yanan trafik ışıklarını
hatır bilmez gönül bilmez nobran insanlarını
unutarak sileceğim zihnimden
ey Ankara
ey gri rapsodi
kaçakların
köçeklerin
kancık döşeklerin şehri
kork benden
k o r k…
Neron Roma’yı güle güle yaktı
ben seni yaza yaza yok edeceğim








17Beğeniler






Hybrid şeklinde göster
