💔 EN AĞIR İHANET: DÜŞMANDAN DEĞİL, DOSTTAN GELEN
💔 EN AĞIR İHANET: DÜŞMANDAN DEĞİL, DOSTTAN GELEN
İnsanı en çok yıkan şey düşmanın yaptıkları değildir.
Çünkü düşmandan her şey beklenir.
Asıl ağır gelen, “dostum” dediğin insanın sana attığı kazıktır.
Aynı ortamda bulunmuşsundur,
aynı muhabbeti paylaşmışsındır,
derdini, sırrını, zayıf anlarını bilendir o.
İhanet çoğu zaman yüksek sesle gelmez.
Bağırmaz, çağırmaz.
Sessizce yaklaşır.
Önce mesafe koyar, sonra susar.
Bir gün fark edersin…
Sen konuşurken dinlemeyen,
sen yokken konuşan biri olmuştur.
Ve en can yakan nokta şudur:
Seni savunması gereken kişi susmuştur.
Yanında durması gereken kişi ortadan kaybolmuştur.
Peki gerçek ihanet nedir?
Zor günde yok olmak mı?
Arkadan konuşmak mı?
Yoksa seni yanlış tanıyanlara karşı tek kelime etmemek mi?
Bazıları “ben kimseye ihanet etmedim” der.
Ama susmanın da bir taraf seçmek olduğunu bilmez.
Dost kazığı kolay unutulmaz.
Çünkü orada güven vardır.
Çünkü orada samimiyet vardır.
Çünkü orada “bunu bana yapmaz” dediğin biri vardır.
Belki de en büyük ders şudur:
Herkese aynı yakınlığı vermemek gerekir.
Herkese aynı değeri yüklememek gerekir.
Siz hiç dost kazığı yediniz mi?
Yediyseniz, hangisi daha ağırdı?
Sessiz kalan mı,
yoksa arkadan vuran mı?
— Yaşayan bilir —
İnsanı en çok yıkan şey düşmanın yaptıkları değildir.
Çünkü düşmandan her şey beklenir.
Asıl ağır gelen, “dostum” dediğin insanın sana attığı kazıktır.
Aynı ortamda bulunmuşsundur,
aynı muhabbeti paylaşmışsındır,
derdini, sırrını, zayıf anlarını bilendir o.
İhanet çoğu zaman yüksek sesle gelmez.
Bağırmaz, çağırmaz.
Sessizce yaklaşır.
Önce mesafe koyar, sonra susar.
Bir gün fark edersin…
Sen konuşurken dinlemeyen,
sen yokken konuşan biri olmuştur.
Ve en can yakan nokta şudur:
Seni savunması gereken kişi susmuştur.
Yanında durması gereken kişi ortadan kaybolmuştur.
Peki gerçek ihanet nedir?
Zor günde yok olmak mı?
Arkadan konuşmak mı?
Yoksa seni yanlış tanıyanlara karşı tek kelime etmemek mi?
Bazıları “ben kimseye ihanet etmedim” der.
Ama susmanın da bir taraf seçmek olduğunu bilmez.
Dost kazığı kolay unutulmaz.
Çünkü orada güven vardır.
Çünkü orada samimiyet vardır.
Çünkü orada “bunu bana yapmaz” dediğin biri vardır.
Belki de en büyük ders şudur:
Herkese aynı yakınlığı vermemek gerekir.
Herkese aynı değeri yüklememek gerekir.
Siz hiç dost kazığı yediniz mi?
Yediyseniz, hangisi daha ağırdı?
Sessiz kalan mı,
yoksa arkadan vuran mı?
— Yaşayan bilir —








1Beğeniler






Ağaç şeklinde