Sosyal Medya mı Bozdu, Yoksa Zaten Bozuk Muyduk?

Sosyal Medya mı Bozdu, Yoksa Zaten Bozuk Muyduk?
Herkesin dilinde aynı cümle var:
“Sosyal medya insanları bozdu.”
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa sosyal medya,
zaten içimizde olanı mı görünür hâle getirdi?
Eskiden insanlar düşüncelerini bu kadar rahat söyleyemezdi.
Ayıp vardı, çekinme vardı,
yarın yüz yüze gelme ihtimali vardı.
Şimdi ise bir ekranın arkasından
her şey daha kolay:
Kırmak kolay.
Yargılamak kolay.
Hakaret etmek kolay.
Her konuda fikri varmış gibi konuşmak kolay.
Ama iş sorumluluk almaya gelince,
herkes sessiz.
Belki de sosyal medya bizi bozmadı.
Sadece maskeleri düşürdü.
İnsanlar eskiden de sabırsızdı.
Eskiden de öfkeliydi.
Eskiden de gösterişi seviyordu.
Sadece artık bunları saklama ihtiyacı duymuyorlar.
Beğeni sayısı bir ölçü oldu.
Takipçi sayısı bir değer oldu.
Sessizlik bile bir mesaj hâline geldi.
Artık insanlar ne hissettiğini değil,
nasıl göründüğünü önemsiyor.
Üzgünsen bile güçlü görünmelisin.
Yorulduysan bile mutlu paylaşmalısın.
Çünkü bu çağda gerçeklik değil,
algı değerli.
Herkes konuşuyor,
ama kimse gerçekten dinlemiyor.
Herkes haklı,
ama kimse hatalı değil.
Belki de mesele sosyal medya değil.
Belki mesele,
insanın eline sınırsız bir kürsü verilmesi.
Ve insan, kürsüye çıktığında
her zaman kendinin en iyi hâlini göstermiyor.
Bazen içindeki öfkeyi,
bazen kıskançlığını,
bazen de bastırdığı ne varsa…
Hepsini filtresiz şekilde dışarı döküyor.
Sizce sosyal medya mı bozdu bizi,
yoksa zaten bozuk olanı mı ortaya çıkardı?
Kullanıcı İmzası








2Beğeniler




Hybrid şeklinde göster
