Fakirler daha fakir, zenginler daha zengin
FAKİRLER DAHA FAKİR,
ZENGİNLER DAHA ZENGİN…
ORTA SINIFIN CENAZESİ KALDIRILDI

Bu bir ekonomik kriz yazısı değil.
Bu, insanın değersizleştiği bir çağın kaydıdır.
Çünkü bugün fakir olmak,
sadece parasız olmak değildir.
Fakir olmak:
yarını düşünememek,
hayal kurmayı lüks saymak,
umut ederken utanmak demektir.
Zengin olmak ise artık çalışmanın sonucu değil.
Zengin olmak:
doğru yerde doğmak,
doğru ailede büyümek,
doğru krizde doğru tarafta durmak demektir.
Ve arada bir sınıf vardı…
Orta sınıf.
Sessiz, sabırlı, çalışkan.
Sisteme kızmayan,
“biraz daha dayanırsam olur” diyen,
hiçbir zaman sokaklara inmeyen kesim.
İşte o sınıf bugün yok.
Öldürüldü demiyorum.
Yavaş yavaş tüketildi.
Vergiyle, enflasyonla,
“idare et” cümleleriyle,
“herkes böyle” yalanıyla.
Felsefe der ki:
“Bir toplumda adalet varsa, zenginlik utanır.
Adalet yoksa, fakirlik suç olur.”
Bugün ne oluyor?
Zengin, zenginliğini gizlemiyor.
Fakir, fakirliğini saklıyor.
Çünkü fakir olmak ayıp sayılıyor,
ama açgözlülük başarı diye sunuluyor.
Başka bir aforizma:
“Sistem sana yükselme hayali satıyorsa,
bil ki yerinde kalmanı istiyordur.”
Orta sınıf neden tehlikeliydi biliyor musunuz?
Çünkü düşünebilirdi.
Çünkü sorgulayabilirdi.
Çünkü kaybedecek bir şeyi vardı.
Bu yüzden yok edildi.
Bugün dünya ikiye ayrıldı:
• Sahip olanlar
• Dayanmaya çalışanlar
Artık arada “yaşayanlar” yok.
Ve en karanlık gerçek:
Çalışmak kurtarmıyor.
Dürüstlük ilerletmiyor.
Sabır ödüllendirilmiyor.
Sadece uyum sağlayan hayatta kalıyor.
Son bir söz:
“Bir düzen, çoğunluğa ‘şükret’ diyorsa
azınlığa ‘her şey senin’ demiştir.”
Bu bir düzen mi, yoksa sessiz bir çöküş mü?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Çünkü konuşulmazsa, normalleşir.
Kullanıcı İmzası















Ağaç şeklinde