İhmal Edilen Evlerin Dedikodusu
Dünyaya az yaşadım hep,
En güzel saklanışımdı son elvedan
Şimdilerde ihmal ediyorum insan yönlerimi
İhtiyaç listesi de yapmıyorum artık
Buzdolabının üzerinde yalnızca senin adın yazılı
İncitmekten korkuyorum kapalı perdeleri
Masa üzerinde uyuyan tozları da
Hatıraların senden sonra hep güvende
Ne zaman sevinmeye başlasam hastalanıyorum
Sen nasılsın iyileştin mi?
Kolumdan saati söküp atalı çok oldu
Akrep sesi yeterince bende var, nabzım zehir gibi
Duvarlar da boş ve sessiz,
Zemberek sesinden korkuyorum geceleri
Dilencinin biri seni söylendi bu sabah,
Kaşını gözünü görmüş gibi dillendiriyor pezevenk
Tersledim ve sövdüm, hatır çekleri 241'e tabi
Çok söylediğim için kızıyordun bana
Bugün de yaşadım ve seni çok seviyorum
İşitmen imkansız elbette, yanım yörem sobe
Kalbin nasıl?
Tanıyor mu hala seni ve beni
Kuşlar da korkuyor zaten ezanlardan senin gibi
Manyetik şehadetler yüksek desibel
Sersemliğim hep üzerimde
Mevsimi fark etmiyor çıkaramıyorum sen gittin gideli
Doğruymuş inandım bir daha hak verdim sana
Ahmaklıklar da pek bir yakıştı ki bana sorma
Dün akşamdı, sanki ben yokken eve gelmiştin
Yerde saçlarına benzeyen acılarım vardı
Diz çöküp ağladım,
Görseydim o halimi zayıf köpek sayardın beni
Defalarca söylesen de başaramadım,
Ağlıyorum ne yapayım, pişman da oldum aslında,
aman neyse oldu bir kere
Saçlarını kurtaramadın gözyaşlarımdan
Çiçeklerin kurumasına da aldırmıyorum artık
Saksılar çürük sevgi bahçesi gibi
Ne güneşe ihtiyacımız var ne de suya
Yerleri değişen yalnızca gölgeler oluyor bu evde
Sen gidince örümcekler geldi moral vermeye
Bir türlü gitmiyorlar, kıyıp kovamıyorum da
Zor tabi elleri boş merdiven çıkmak.
Yoruluyorum sensizliğe yürümekten
Evde bekleyen bir çift karanlık oda
Annem aradığında telefonum uzun uzun ağlıyor
Dokunamıyorum bilirsin hüzünlere ve olta balıklarına
İlaç kutusunu açmadığımı doktorum bile bilmiyor
Sakın kimselere söyleme ama
Saksı çiçeklerinin ahı tuttu galiba
Zayıflıyorum günden güne
Akşam uyumak için sessizlik döşeğine uzanıyorum
Nereye çağırıyorsa orada öylece
Neyse vaktini almayım
Çok yakında giderim galiba
Ne zaman olur bir şey diyemem
Sen gökyüzüne bakınmayı seversin, ihmal etme
Bir gece bir yıldız parlamasında ya da gündüz bir kuşun gözlerinde
Gelirim yani
Umut işte bilmiyorum henüz ne zaman
Şimdilik iyi geceler,
Haber veremem, ölünce geleceğim sana.
En güzel saklanışımdı son elvedan
Şimdilerde ihmal ediyorum insan yönlerimi
İhtiyaç listesi de yapmıyorum artık
Buzdolabının üzerinde yalnızca senin adın yazılı
İncitmekten korkuyorum kapalı perdeleri
Masa üzerinde uyuyan tozları da
Hatıraların senden sonra hep güvende
Ne zaman sevinmeye başlasam hastalanıyorum
Sen nasılsın iyileştin mi?
Kolumdan saati söküp atalı çok oldu
Akrep sesi yeterince bende var, nabzım zehir gibi
Duvarlar da boş ve sessiz,
Zemberek sesinden korkuyorum geceleri
Dilencinin biri seni söylendi bu sabah,
Kaşını gözünü görmüş gibi dillendiriyor pezevenk
Tersledim ve sövdüm, hatır çekleri 241'e tabi
Çok söylediğim için kızıyordun bana
Bugün de yaşadım ve seni çok seviyorum
İşitmen imkansız elbette, yanım yörem sobe
Kalbin nasıl?
Tanıyor mu hala seni ve beni
Kuşlar da korkuyor zaten ezanlardan senin gibi
Manyetik şehadetler yüksek desibel
Sersemliğim hep üzerimde
Mevsimi fark etmiyor çıkaramıyorum sen gittin gideli
Doğruymuş inandım bir daha hak verdim sana
Ahmaklıklar da pek bir yakıştı ki bana sorma
Dün akşamdı, sanki ben yokken eve gelmiştin
Yerde saçlarına benzeyen acılarım vardı
Diz çöküp ağladım,
Görseydim o halimi zayıf köpek sayardın beni
Defalarca söylesen de başaramadım,
Ağlıyorum ne yapayım, pişman da oldum aslında,
aman neyse oldu bir kere
Saçlarını kurtaramadın gözyaşlarımdan
Çiçeklerin kurumasına da aldırmıyorum artık
Saksılar çürük sevgi bahçesi gibi
Ne güneşe ihtiyacımız var ne de suya
Yerleri değişen yalnızca gölgeler oluyor bu evde
Sen gidince örümcekler geldi moral vermeye
Bir türlü gitmiyorlar, kıyıp kovamıyorum da
Zor tabi elleri boş merdiven çıkmak.
Yoruluyorum sensizliğe yürümekten
Evde bekleyen bir çift karanlık oda
Annem aradığında telefonum uzun uzun ağlıyor
Dokunamıyorum bilirsin hüzünlere ve olta balıklarına
İlaç kutusunu açmadığımı doktorum bile bilmiyor
Sakın kimselere söyleme ama
Saksı çiçeklerinin ahı tuttu galiba
Zayıflıyorum günden güne
Akşam uyumak için sessizlik döşeğine uzanıyorum
Nereye çağırıyorsa orada öylece
Neyse vaktini almayım
Çok yakında giderim galiba
Ne zaman olur bir şey diyemem
Sen gökyüzüne bakınmayı seversin, ihmal etme
Bir gece bir yıldız parlamasında ya da gündüz bir kuşun gözlerinde
Gelirim yani
Umut işte bilmiyorum henüz ne zaman
Şimdilik iyi geceler,
Haber veremem, ölünce geleceğim sana.








5Beğeniler




Normal
