ESMA ÖLDÜ FERDA, GELEMEYECEĞİM SANA
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Artık güneş güneşe benzemiyor
İnsan insanlığına masal düşürmüş
Kim kurtaracak gölgeleri, bilmiyorum
Cenazeler toprak kokusunda yabancı kalmış
Maskeleri düşmüş tiyatroların, rahipler kilise söyleyişinde
Yarılan nar kabuğunu ve düşen yanardağları anlat
Çağırılınca koşan anneler için çığ düşen yollara
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Kanatları incinmiş kuşları kimse görmedi
Atların alınlarını rüzgârlar kemirmiş,
Konuştukça, soyup kelimelerin kabuklarını anladım
Her harfin tadı ayrı, ölüm hep sıcak ve acı
Sevgi diyorlar korkuya, kimse anlamıyor hür aşkı
Ben anlattım, bak şurası Palandöken dağları
Her bir taşın altına eski bir sevap sakladım
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Gönüller de boyun eğer,
Saltanat dediğin bir sinekle son bulur
Gözyaşı karışmamış ırmak yok, yeryüzü kahır dolu
Şafak vaktine saklanan dua bilmiyorum
Hep karanlıkta konuştum, dudaklarım güneşsiz
Ekmek paylaştığım sevgilim yok, penceresiz yerleştim
Bu gece faniyim sabaha bakmam artık
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Kelebeklere öğüdüm olsun, çiçeklerle güzel oynayın
Arı kalplerinde sevinç olmaz, bal sandığımız zehir
Kaç çiçeğin kanına girildi kaç kursak dolaştı kim bilir?
Mazi sarayının bahçesinde lavanta geceleri
Şiirler okunur, sakiler ölür, zaman gider
Şehriyar kaç gece daha Şehrazat'ı bekler
Esma öldü Ferda gelemeyeceğim sana
Dicle'nin bileğini büken barajlar kurudu
Çöller artık yürünmeden geçiliyor
Bağdat ve şiir ; şarap ve zemzem gibidir
Karanfiller ve güller saksıların kölesi olmuş
Bu devran aşkın kulu değil
Kutsal kentin yolcuları tövbelerini değil kadrajlarını götürüyor
Meyhanede ayyaşlar samimi, hepsinin ayaklarından öpülür
Az neye denir, çok neye denir, ben anlamam
Ölülerin bayramı varken gülemem
Caddeler ve panayırlar hepsinden şen kızlar dinç oğullar
Ben yaşamayı göremedim nerede kalem nerede kalbim
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Seccadelere bir ahu geldi
Şaşırdım niyazı, kaybettim kıblemi
Bu nasıl ölmek a canım, bu neyin kefeni
Susturdum sözümü, kaybettim izimi, yitirdim beni
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana.
Artık güneş güneşe benzemiyor
İnsan insanlığına masal düşürmüş
Kim kurtaracak gölgeleri, bilmiyorum
Cenazeler toprak kokusunda yabancı kalmış
Maskeleri düşmüş tiyatroların, rahipler kilise söyleyişinde
Yarılan nar kabuğunu ve düşen yanardağları anlat
Çağırılınca koşan anneler için çığ düşen yollara
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Kanatları incinmiş kuşları kimse görmedi
Atların alınlarını rüzgârlar kemirmiş,
Konuştukça, soyup kelimelerin kabuklarını anladım
Her harfin tadı ayrı, ölüm hep sıcak ve acı
Sevgi diyorlar korkuya, kimse anlamıyor hür aşkı
Ben anlattım, bak şurası Palandöken dağları
Her bir taşın altına eski bir sevap sakladım
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Gönüller de boyun eğer,
Saltanat dediğin bir sinekle son bulur
Gözyaşı karışmamış ırmak yok, yeryüzü kahır dolu
Şafak vaktine saklanan dua bilmiyorum
Hep karanlıkta konuştum, dudaklarım güneşsiz
Ekmek paylaştığım sevgilim yok, penceresiz yerleştim
Bu gece faniyim sabaha bakmam artık
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Kelebeklere öğüdüm olsun, çiçeklerle güzel oynayın
Arı kalplerinde sevinç olmaz, bal sandığımız zehir
Kaç çiçeğin kanına girildi kaç kursak dolaştı kim bilir?
Mazi sarayının bahçesinde lavanta geceleri
Şiirler okunur, sakiler ölür, zaman gider
Şehriyar kaç gece daha Şehrazat'ı bekler
Esma öldü Ferda gelemeyeceğim sana
Dicle'nin bileğini büken barajlar kurudu
Çöller artık yürünmeden geçiliyor
Bağdat ve şiir ; şarap ve zemzem gibidir
Karanfiller ve güller saksıların kölesi olmuş
Bu devran aşkın kulu değil
Kutsal kentin yolcuları tövbelerini değil kadrajlarını götürüyor
Meyhanede ayyaşlar samimi, hepsinin ayaklarından öpülür
Az neye denir, çok neye denir, ben anlamam
Ölülerin bayramı varken gülemem
Caddeler ve panayırlar hepsinden şen kızlar dinç oğullar
Ben yaşamayı göremedim nerede kalem nerede kalbim
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana
Seccadelere bir ahu geldi
Şaşırdım niyazı, kaybettim kıblemi
Bu nasıl ölmek a canım, bu neyin kefeni
Susturdum sözümü, kaybettim izimi, yitirdim beni
Esma öldü Ferda, gelemeyeceğim sana.








4Beğeniler






Ağaç şeklinde